Yayınlandı: 30.12.2020 07:15
Güncellendi: 14.07.2022 12:26

SU & ENERJİ & DOĞALGAZ DOSYASI : Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Yetki Alanlarına İlişkin Sınırlandırma Sorunları ve Bölgedeki Enerji Keşiflerine İlişkin Bir Değerlendirme


<tasam.org/tr-TR/Icerik/53564/turkiyenin_dogu_akdenizdeki_yetki_alan larina_iliskin_sinirlandirma_sorunlari_ve_bolgedeki_enerji_kesiflerine_ilisk in_bir_degerlendirme>
Dr. Gökçe Çiçek CEYHUN <tasam.org/tr-TR/Yazar/9065/dr-gokce-cicek-ceyhun> : Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Yetki Alanlarına İlişkin Sınırlandırma Sorunları ve Bölgedeki Enerji Keşiflerine İlişkin Bir Değerlendirme
30 Mar 2020
Dünya nüfusundaki artışa paralel olarak kıt kaynakların kullanımına yönelik talebin büyümesi, toplumları her geçen gün daha yeni kaynaklar aramaya yöneltmektedir. Dünya üzerindeki karasal alanların neredeyse tamamının paylaşıldığı günümüzde, ülkelerin dikkatleri özellikle deniz alanlarına ve deniz kaynaklı enerjilere çevrilmiş durumdadır….
Özet
Dünya nüfusundaki artışa paralel olarak kıt kaynakların kullanımına yönelik talebin büyümesi, toplumları her geçen gün daha yeni kaynaklar aramaya yöneltmektedir. Dünya üzerindeki karasal alanların neredeyse tamamının paylaşıldığı günümüzde, ülkelerin dikkatleri özellikle deniz alanlarına ve deniz kaynaklı enerjilere çevrilmiş durumdadır. Özellikle sahildar devletlere denizle ilintili kaynakları kullanma hakkını veren en önemli unsur ise uluslararası hukuktan doğan, deniz yetki alanlarına ilişkin haklardır. Bu haklar, genel olarak iç sular ve karasuları gibi kısa mesafeli deniz alanlarıyla başlayıp, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge <tasam.org/tr-TR/Icerik/51442/kontrollu_bunalim_yonetimi_suriye_ve_d ogu_akdeniz> gibi deniz dibinde ve deniz yatakları üzerindeki araştırma yapmaya imkân sağlayan haklar ile devam eder. Dünya ölçeğinde önemli deniz alanlarının kesişim noktasında yer alan Türkiye <turkiye2053.tasam.org/index.php/tr-TR/> , deniz yetki alanlarına ilişkin uygulamalarıyla dikkat çeken bir konumdadır. Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=335> ‘de özellikle Kuzey Kıbrıs <tasam.org/tr-TR/Icerik/52507/deniz_guvenligi_ve_okyanuslar_icin_dog u_akdeniz_anahtari_acilis_konusmasi> Türk <tasam.org/tr-TR/Icerik/28862/5_dunya_turk_forumu_istanbul_deklarasy onu> Yönetimi (KKTC)’ ne komşu sahildar devletlerle ihtilaflı konumda olan ve paylaşıma konu olan deniz alanlarındaki uygulamalar, hem Türk <tasam.org/tr-TR/Icerik/28862/5_dunya_turk_forumu_istanbul_deklarasy onu> iye hem de diğer sahildar devletler için önemli bir mücadele alanını teşkil etmektedir. Bu nedenle söz konusu çalışmada Türk <tasam.org/tr-TR/Icerik/28862/5_dunya_turk_forumu_istanbul_deklarasy onu> iye’nin Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=246> ‘deki deniz yetki alanlarındaki uygulamaları ve bu uygulamaların enerji <enerjisuvegida.org/index.php/tr/> keşiflerine etkisi tartışılmıştır. Bu kapsamda konunun daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle, deniz yetki alanlarına ilişkin temel kavramlara yer verilmiş ve sonrasında Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=246> ‘deki uygulamalar açıklanarak, bu bölgedeki enerji <tasam.org/tr-TR/Icerik/53631/enerji_guvenligi_ve_ulusal_guvenlik_il iskisi> keşiflerine ilişkin gelişmeler değerlendirilmiştir. Ardından geleceğe yönelik öngörülere değinilerek çalışma sonlandırılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Deniz Yetki Alanları, Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=335> , KKTC, Enerji <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=197> Keşifleri
GİRİŞ
Deniz alanlarının paylaşım sürecinin devam ettiği günümüzde ülkeler, gerek uluslararası deniz hukukundan kaynaklanan haklarla gerekse uluslararası hukuk ilkelerini ihlal ederek deniz alanları konusunda sahiplenme faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu anlamda Dünya üzerinde deniz yetki alanlarıyla ilgili pek çok sorunlu alan mevcuttur. Deniz yetki alanlarıyla ilgili önemli çekişmelere sahne olan bölgelerden birisi de Kıbrıs’ı da içine alan Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=246> havzasıdır. Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=246> , kıtalararası deniz alanlarını birleştirmesi ve en az iki yüz yıllık bir tarihi içermesinin yanı sıra çağımızın en önemli enerji <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=347> kaynaklarından biri olan hidrokarbon <tasam.org/tr-TR/Icerik/53530/deniz_alanlarinin_sinirlandirilmasi_hu kuku_ve_dogu_akdeniz> potansiyeli açısından da dikkat çekici bir konumdadır. Kıbrıs’ı da kapsayan bu önemli hidrokarbon <tasam.org/tr-TR/Icerik/53530/deniz_alanlarinin_sinirlandirilmasi_hu kuku_ve_dogu_akdeniz> kaynağı, Kuzey Kıbrıs <tasam.org/tr-TR/Icerik/52507/deniz_guvenligi_ve_okyanuslar_icin_dog u_akdeniz_anahtari_acilis_konusmasi> Türk <dunyaturkforum.org/> Cumhuriyeti (KKTC) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’ne ait olan deniz alanlarının kesişim bölgesinde yer aldığı için Türk <dunyaturkforum.org/> iye ve GKRY arasında sorun unsuru olmaya devam etmektedir. Söz konusu bölgede deniz alanlarının sahiplenilmesine yönelik artan faaliyetler ve özellikle GKRY’nin kıyıdaş ülkelerle yapmış olduğu ve yürütmekte olduğu anlaşmalar, bölgeyle ilgili gündemde belirleyici olmaya devam etmektedir. Bu uygulamaların altında yatan temel sebep ise deniz yetki alanlarında enerji <tasam.org/tr-TR/Spektrum/11/enerji> keşifleri yapmaya olanak tanıyan Münhasır Ekonomik Bölge <tasam.org/tr-TR/Icerik/51442/kontrollu_bunalim_yonetimi_suriye_ve_d ogu_akdeniz> (MEB) sınırlarının belirlenmesinde yaşanan sorunlardır. Bu araştırma kapsamında öncelikle deniz yetki alanlarına ilişkin hukuksal kavramalara yer verilmiş ve ardından Doğu Akdeniz <yayinlar.tasam.org/index.php?route=product/category&path=335> ‘de hidrokarbon <tasam.org/tr-TR/Icerik/53563/dogu_akdeniz_enerji_guvenligi_ekseni_y unanistan-gkrynin_muhtemel_politikalarinin_analizi_ve_turkiyenin_tutumu> potansiyeliyle ilgili bilgiler açıklanarak konuyla ilgili güncel gelişmeler aktarılarak mevcut durum analizi yapılmıştır. Son olarak çalışma kapsamında tarihte ve yakın geçmişte yaşananlar dikkate alınarak geleceğe yönelik bir perspektif geliştirilmeye çalışılmıştır.
1. DENİZ YETKİ ALANLARINA İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR
Deniz alanlarındaki ulaşım <uloe.tasam.org/> ile ilgili temel sorun, deniz ulaşım <uloe.tasam.org/> ının hukuki açıdan her yerde serbest olup olmadığı ile ilintilidir. Deniz alanlarına ilişkin olarak ülkeler, denizin bazı bölümlerine tümüyle sahiptirler. Ancak bazı bölümlerinde sadece bir takım egemenlik haklarını kullanabilmektedirler. Bu nedenle denizdeki ulaşım <uloe.tasam.org/> ticari olsun ya da olmasın, bu alanlardaki geçişin serbest olup olmadığının ve geçişe ilişkin hukuki rejimin tespit edilmesi gerekmektedir. Deniz hukukuna ilişkin konular, ülkelerin sosyal veya politik koşulları haricinde doğrudan doğruya denizde seyrüsefer yapmak için düzenlendiğinden, bu alanda uluslararası anlaşmaların yapılması zorunlu hale gelmiştir. Bu anlamda uluslararası hukukun temel kaynağını örf ve adetler oluştururken, diğer taraftan denizlere ülkeler tarafından atfedilen siyasi ve ekonomik önemin sonucunda deniz hukukuna ilişkin yazılı çalışmalar geliştirilmiş ve sınırlandırmaya ilişkin kurallar tespit edilmiştir (Kuran, 2007, s.2). Bu çalışma kapsamında söz konusu deniz yetki alanlarından iç sular, karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge <tasam.org/tr-TR/Icerik/51442/kontrollu_bunalim_yonetimi_suriye_ve_d ogu_akdeniz> kavramlarına yer verilmiştir.
Bir deniz alanı olarak iç suları tanımlayabilmek için öncelikle esas çizgi kavramına değinmek gerekmektedir. Deniz hukukunda esas çizgi, genellikle suların en alçak olduğu zamandaki coğrafi kıyı çizgisine eşit olmaktadır. İç sular ise, karasularının başladığı esas çizginin berisinde kalan sular olarak tanımlanmaktadır. İç suların hukuksal rejiminin temel dayanağı, kıyı devletinin egemenliğidir. Bu nedenle iç sularda kıyı devletinin yetkilerinin tam olduğu kabul edilir (Pazarcı, 2010, s.206). Kıyı devletinin iç sulardaki egemenlik haklarının bir sonucu da iç sularda balıkçılığı düzenleme yetkisinin münhasıran kıyı devletine tanınmış olmasıdır. Devlet, yabancı gerçek veya tüzel kişilerin iç sularda balık avlamalarını yasaklayacağı gibi, buna izin de verebilir. İç sularda balık avcılığını kendi uyrukluğundaki gerçek veya tüzel kişilere tanıyan devletler, bu sularda avlanan yabancı gerçek veya tüzel kişileri cezalandırma hakkına da sahiptirler (İnan, 1976, s.12).
İç sular rejimine ilişkin olarak karşılaşılan önemli bir sorun, bu su alanlarına yabancı devletlerin gemilerinin serbestçe giriş çıkış haklarının bulunup bulunmadığı konusuyla ilgilidir. Uluslararası yargı ve hakemlik kararları ile devletlerin uygulamaları incelendiğinde, genel bir kuraldan söz etmek mümkün değildir. Sorun uygulamada daha çok limanlara giriş çıkış serbestliği konusunda ortaya çıkmakta olup, dönemlere, ilgili taraflara ve gemilerin türlerine göre değişik cevaplara yer verilmektedir (Pazarcı, 2003, s.307).
Deniz yetki alanlarına ilişkin bir diğer önemli kavram ise karasularıdır. Karasuları, bir kıyı devletinin kara ülkesini çevreleyen ve uluslararası hukuka uygun olarak açıklara doğru belli bir genişliğe doğru uzanan kıyı devletine ait deniz kuşağına verilen isimdir (Pazarcı, 2010, s.262). Şekil 1’de iç suları ve bu alandan sonra gelen karasularına ilişkin deniz alanlarını görmek mümkündür.