YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK * TMSF * NURETTİN CANİKLİ * 600 ŞİRKET NASIL BUHARLAŞTIRILDI ???? * Bölüm 1
Naci Kaptan – 03 Ağustos 2022
_____
Bağlantılı yazılar;
BÖLÜM 1 – <nacikaptan.com/?p=101483> nacikaptan.com/?p=101483 BÖLÜM 2 – <nacikaptan.com/?p=101562> nacikaptan.com/?p=101562 BÖLÜM 3 – <nacikaptan.com/?p=101786> nacikaptan.com/?p=101786 BÖLÜM 4 – <nacikaptan.com/?p=101829> nacikaptan.com/?p=101829
_____
“DEVLETTEN HUKUKU ÇIKARTIRSANIZ GERİYE SADECE ÇETE KALIR”
Toplum olarak birçok yolsuzluk olayına ve akıl almaz hile yöntemlerine geç farkına varıyoruz. Bu yolsuzluklar ne kadar büyük olursa olsun balık hafızalı bir toplum olarak ve belki de her bir gün meydana gelen siyasetçilerin, hukukçuların, iş adamlarının, mafyanın içinde olduğu DEVLETİ SOYMAK suçlarının çokluğu nedeniyle öncekileri unutuveriyoruz. Soygunlar, yolsuzluklar, talanlar birbiri ardından bir sel gibi geliyor. Bu soysuz eylemler toplumu da yozlaştırıyor.
Aslında soyguncular da özellikle sosyal medyada kayda geçmiş olan hırsızlıklarını, yolsuzluklarını sildirmek için mahkeme kararlarını kullanıyorlar. Suç kayıtlarını, ayak izlerini sildirmeye çalışıyorlar. İnanıyorum ki devletine bağlı, yurtsever bürokratlar halen vardır ve devlet baba bunları kayda alıyordur. Yapılan hiç bir hırsızlık, kamu talanı cezasız kalmayacak ve yaptıklarının hesabı sorulacaktır. Üzerine çökülen tüm varlıklar bu toplumun ortak malıdır. Halk bu yolsuzluklar sonucu yoksullaşmış ve ekonomi çökmüştür.
Partili C.başkanı Erdoğan bir kaç gün önce, görevi Devleti ve harcamalarını denetlemek olan Sayıştay’a seslenerek “kamu harcamalarının derinlemesine incelenmemesini” istedi. Eğer yolsuzlukları ve talanı saklamak istiyorsanız, yapılanları toplumun gözünden kaçırmaya çalışır ve denetim dışı kalmasını sağlarsınız. Liyakatli bir devlet adamı ise aslında, her bir kurumun görevini yasalara uygun ve yerinde yapmasını ister. Erdoğan Sayıştay’a diyor ki; “YOLSUZLUKLARI GÖRMEZDEN GELİN” Ve hatta bu hafta içinde Sayıştay başsavcılığına bir AKP’li atandı!!! İşler organizedir. Aslında uzun zamandır Sayıştay denet raporları TBMM’den kaçırılıyor.
“ÇÖKMEK” diye yeni bir terim kullanılmaya başlandı. ÇÖKMEK deyişi, varlıklı bir iş adamının özel ve iş hayatı kurcalanarak haklı veya haksız suç/lar yaratılarak varsıl kişinin mal varlığına yasa dışı ve hukuk göz ardı edilerek el koyulması olarak tanımlanabilir. Böylece kişisel veya kamu varlıklarının siyasetçilere ve mafyaya iktidar desteği ile devri sağlanıyor.
Bu işi yapan sacayağının birincili ahlaksız bir siyasetçidir. Bir diğeri genellikle bir avukat, savcı, yargıçtır. Diğeri ise mafya veya namussuz bir iş adamıdır. Malına el koyulacak kişi hakkında korkutmak amaçlı soruşturmalar açılır, üzerinde siyasi ve adli baskı kurulur. Gözü korkutulur. İş yerlerine onlarca maliye müfettişi gönderilir. İş adamı terörist veya fetöcü olmakla itham edilir, yıldırılır, korkutulur ve mallarına, mülklerine, banka hesaplarına el koyulur. Varlığını kaybedenlerin ya yurt dışına gitmesi sağlanır veya hapsedilir.
AKP iktidarı zamanında ne yazık ki Türkiye bu süreci yaşamaktadır. Artık “ADALET MÜLKÜN TEMELİ” değildir. İktidar uzun zamandır ÇÖKME yöntemiyle kamunun ve varlıklı kişilerin mallarına el koymaktadır. Devleti yönetenler baştan aşağıya kirlenmiştir. isimleri uyuşturucu kaçakçılarıyla, infazlarla, büyük yolsuzluklarla anılmaktadır.
Bir söz diyor ki; “DEVLETTEN HUKUKU ÇIKARTIRSANIZ GERİYE SADECE ÇETE KALIR” Nitekim bizde de öyle olmuştur. Artık hukuk Kaf Dağının ardındadır.
_____
<i2.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2022/08/NURET%C4%B0N-CA N%C4%B0KL%C4%B0.jpg>
Gelelim ANONİM bir çökme hikayesine, hem de 32 kısım tekmili birden;
TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU (TMSF)NİN SOYULMASI
Bu hikayenin kahramanı olan Nurettin Canikli, AKP Milletvekilidir. Gümrük, Ticaret Millî Savunma Bakanlığı görevlerini yaptı. 65. Hükûmette Başbakan Yardımcılığı yaptı.
TMSF 0layı şöyle başladı ;
1.03.2017 – TMSF’ye devredilen FETÖ’cü şirketlerden içi boşaltılan ve mali yapısı tamamen bozulan 40’ının tasfiyesine karar verildi. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, TMSF’den sorumlu olarak geniş yetkilerle atandı. Yaptığı ilk açıklamada “Şirketleri yargı süreci bitene kadar en iyi şekilde yöneteceğiz” dedi ve hikaye başladı.
Burada bir Anadolu deyişi geldi aklıma;
“Tilkiye demişler ki seni kümese bekçi yapalım, ne istersin? Tilki; ” Ben görev adamıyım para vermeseniz de olur”
_____
EL KOYULAN ŞİRKETLER İÇİN FETÖcü SUÇLAMASI
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) operasyonları kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen ve terör örgütüne para aktardığı kesinleşen şirketler satılacak, zarar edenler tasfiye edilecek, suça karışmayanlar ise sahibine iade edilecek. Kanun Hükmünde Kararname kapsamında zarar ettiği belirlenen 40’a yakın şirkete yönelik satış ve tasfiye kararı alındı. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, yargılama süreci bitene kadar bekleyeceklerini ifade ederek, “Kârlı olanlar yönetilecek. İçi boşaltılmış, mali yapısı bozulan şirketlere yönelik de özel bir yönetim mekanizması kurulacak. Onlar elden çıkarılacak” dedi.
Burada bir parantez açalım; Bank Asya’ya ev kirasını yatıran karı-koca öğretmen çifti bile kamudan ihraç eden bu sistem acaba TMSF olarak el koyduğu şirketlere acaba HAKÇA mı el koymuştur?
FİRMALARA TALEP VAR
Zarar eden, yönetilmesi zor şirketlerin satılamayacağını ifade eden Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “FETÖ’ye para aktaran, parasını aklayan, finansal destek sağlayan şirketler devlete geçecek. Terör örgütüne para aktardıklarına yönelik tespit olmazsa sahiplerine iade edilir. Bu şirketleri yargı süreci bitene kadar en iyi şekilde yöneteceğiz” diye konuştu.
İÇLERİ BOŞALTILMIŞ
Fon’a geçip de içi boşaltılan şirketlerin mali yapılarının tamamen bozulduğunu bildiren Canikli, “Onların yönetimi için de özel bir mekanizma gerekiyor. Kanun Hükmünde Kararname ile verilen yetki kapsamında tasfiye ya da satışa karar verebiliyoruz. Nitekim o şekilde satış, tasfiye kararlarımız var” dedi. Canikli, zarar eden şirketlerin satışı konusunda onay verdiğini belirtirken, bunlar içinde konuttan balık çifliğine kadar çeşitli işletmeler olduğunu söyledi. Öte yandan İzmir’de yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında TMSF’nin kayyum tayin edildiği Kavuklar Grubu’na ait bazı gayrimenkuller satışa çıkarıldı.
40 BİN KİŞİ İNCELENDİ
Maliye, FETÖ’nün finans ayağını kurutmaya yönelik çalışmaları sürdürürken bugüne kadar yaklaşık 40 bin kişi hakkında analiz çalışması yapıldı. Geçen yıl terörizmin finansmanıyla mücadele kapsamında 100 bini aşkın şüpheli işlem bildirimi alındı. Bunların 600’ü hakkında savcılıklara suç duyurusu yapıldı. İstihbari nitelikteki bilgi paylaşımları kapsamında da 20 bin kişi hakkında bilgi alışverişi yapıldı.
ESKİSİNDEN İYİ YÖNETİM
Yapılan incelemelerin ardından 5-6 grubun sahiplerine iade edildiğine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “İade edilen şirketler borsaya kayıtlı değil. Fon’a devredilen şirketler, eski sahiplerinden çok daha iyi yönetiliyor. Bunu kendileri de dile getiriyor. Satışlardan elde edilecek tutarlar yargılamanın sonuna kadar nemalandırılarak dava sonucu beklenecek” dedi.
_____
ŞİRKETLERİN DURUMU
858 – TMSF’ye devredilen şirket sayısı
40.5 – Şirketleri Aktif büyüklüğü
18.1 milyar TL – Şirketlerin özkaynakları toplamı
45.000 – Şirketlerde Çalışan personel sayısı
21.5 milyar TL: Şirketlerin toplam Cirosu
259 – Şirketlere atanan Kayyum sayısı
Böylece Nurettin Canikli 45 bin çalışanın olduğu, 21.5 milyar TL cirosu olan ve sayıları 900’e yaklaşan Firmaların patronu oldu.
_____
NTV.Com 07.07.2017 tarihinde şöyle yazdı;
Başbakan Yardımcısı Canikli, KHK’lar kapsamında 965 şirketin TMSF’ye devredildiğini söyledi. Bu şirketlerin toplam aktif büyüklüğü 41 milyar lira.
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) kapsamında Türkiye’nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiğini veya Fon’un bu şirketlere kayyum olarak atandığını belirterek, ayrıca TMSF’nin 107 gerçek kişinin mal varlıklarına kayyum olduğunu bildirdi.
Bu şirketlerin 496’sının anonim, 354’ünün limited şirket, 22’sinin anonim / limited şirket şubesi, 67’sinin ticari işletme, 1’inin ticari işletme şubesi, 5’inin yurtdışında kurulu şirket, 9’unun işletme, 3’ünün kollektif şirket, 3’ünün ortaklık, 2’sinin adi komandit şirket, 1’inin adi ortaklık, 1’inin kooperatif ve birinin de avukatlık ortaklığı olduğuna dikkati çeken Canikli, bu şirketlere toplam 312 kişi atandığını vurguladı.
Canikli, yaptığı yazılı açıklamada, KHK’lar kapsamında Türkiye’nin 43 ilinden toplam 965 şirkette kayyumların yetkilerinin TMSF’ye devredildiğini veya Fon’un bu şirketlere kayyum olarak atandığını ifade ederek, ayrıca 107 gerçek kişinin mal varlıklarına da kayyum olarak TMSF’nin getirildiğini kaydetti.
Bu şirketlerin 496’sının anonim, 354’ünün limited şirket, 22’sinin anonim / limited şirket şubesi, 67’sinin ticari işletme, 1’inin ticari işletme şubesi, 5’inin yurtdışında kurulu şirket, 9’unun işletme, 3’ünün kollektif şirket, 3’ünün ortaklık, 2’sinin adi komandit şirket, 1’inin adi ortaklık, 1’inin kooperatif ve birinin de avukatlık ortaklığı olduğuna dikkati çeken Canikli, bu şirketlere toplam 312 kişi atandığını vurguladı.
TOPLAM AKTİF BÜYÜKLÜK 41 MİLYAR LİRA
Canikli, bu şirketlerin toplam aktif büyüklüğünün yaklaşık 41 milyar lira, özkaynak toplamının yaklaşık 18,2 milyar lira, ciro toplamının yaklaşık 21,9 milyar lira olduğunu belirterek, söz konusu şirketlerde yaklaşık 46 bin 357 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.
_____
Naci Kaptan / 03 Ağustos 2022 / Devam edecek
_____
LİNK : finans.gazetevatan.com/haber-detay/gundem/zarar-eden-40-sirket-tasfi ye-ediliyor/66422/
LİNK : www.ntv.com.tr/ekonomi/canikli-toplam-965-sirket-tmsfye-devredildi
YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK * TMSF * NURETTİN CANİKLİ * 600 ŞİRKET NASIL BUHARLAŞTIRILDI? * Bölüm 2
Naci Kaptan – 07 Ağustos 2022
_____
YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK – 2
_____
Bağlantılı yazılar;
BÖLÜM 1 – <nacikaptan.com/?p=101483> nacikaptan.com/?p=101483 BÖLÜM 2 – <nacikaptan.com/?p=101562> nacikaptan.com/?p=101562 BÖLÜM 3 – <nacikaptan.com/?p=101786> nacikaptan.com/?p=101786 BÖLÜM 4 – <nacikaptan.com/?p=101829> nacikaptan.com/?p=101829
_____
‘YURTDIŞINDA ÇOK SAYIDA GAYRİMENKUL ALIYORLAR’
_____
Sanma ki bu ballı börekli yolsuzluklar devam eder, Keser döner, sap döner, Gün gelir hesap döner.
_____
OLAYIN KAHRAMANI!
Nurettin Canikli, (d. 15 Mayıs 1960, Alucra, Giresun), Türk siyasetçi, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili, başbakan yardımcısı ve bakan. 24 Mayıs 2016 tarihinde Binali Yıldırım tarafından kurulan 65. Türkiye Hükûmeti’nde önce başbakan yardımcısı, daha sonra da millî savunma bakanı görevlerine getirildi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 2002, 2007, 2011 ve Kasım 2015 genel seçimlerinde Giresun; 2018 genel seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.
Canikli, zenginlik ve ekonomik güç olarak, Koç ve Sabancı holdingleri bile geride bırakan Türkiye’nin en büyük DEVLET HOLDİNG’inin patronu olarak atandı. Emrinde hukuksuz olarak iktidarın TMSF’yi manivela olarak kullanıp, el koyduğu sayısı 900 civarında şirket, 45 bin çalışanın olduğu 21.5 milyar TL cirolu büyük bir holding vardı. AKP HAVUZU zenginleşmek için kendisine Fetö’yü bahane ederek çökme yolu ile büyük bir hazine yaratmıştı. İşlenen suçları cezalandırma yöntemi hukuksuzluklarla dolu idi.Sıra bu büyük devasa holdingi sağarak siyasi ve kişisel havuzlara para akıtmaya gelmişti.
Canikli bu olayların sadece görünen yüzüdür. Bu bir ekip çalışmasıdır ve emir, kumanda yöntemi ile görev yapar. Perde arkasında büyük abi/ler vardır.
_____
Bu devasa yolsuzluğu ve usulsüzlüğün izini sürerek, büyük soygunu belgelerle kamu oyuna aktaran değerli bir araştırmacı gazeteci olan Metin Cihan’a teşekkür borçluyuz.
_____
Metin Cihan Giresun’un Eynesil ilçesinde Rabia Naz Vatan’ın ölümüyle ilgili süreci başından beri takip eden ve duyurulmasını sağlayan gazeteci idi. Bilindiği gibi Rabia Naz’ın ölümün üstünün örtülmeye çalışılmasında da yine Nurettin Canikli’nin adı öne çıkmıştı.
Cihan sosyal medya hesabından cinayet ile ilgili karşılaştığı baskıyla ilgili dikkat çeken ifadeler paylaştı. Cinayetle ilgili eski belediye başkanı ve milli savunma bakanı Nurettin Canik bir kez bile ifade vermediğini dile getiren Cihan, “Hal böyle olunca karşımda devlet değil mafya varmış gibi gibi hissediyorum devlet yine neyse ama mafyadan korkuyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi var mı? Aylar öncesinden beri var. Benim bunu dillendirmemem istendi. Dillendirmedim. Çözülsün istedim. Çözmek adına hiçbir şey yapılmadı” diye yazdı.(Odatv.com 10 Eylül Salı 2019 )
_____
TÜGVA ÜZERİNDEN DEVLETTE KADROLAŞMA
Cihan daha sonraları sızdırılan TÜGVA BELGELERİNE ulaşarak devletin nasıl kadrolarla ele geçirilmeye çalışıldığı konusunu belgelerle topluma aktararak değerli bir gazetecilik daha yaptı. İktidara yakın isimlerin yönetiminde yer aldığı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ile ilgili belgeleri paylaşan gazeteci Metin Cihan’ın 6 yıla kadar hapsi istendi.
Belgeleri TÜGVA’ya ait bilgisayarlardan edinerek Cihan’a ulaştıran eski TÜGVA yöneticisi Ramazan Aydoğdu’nun ise 10,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianamede söz konusu belgelerin içeriklerine müdahale edildiği savunuluyor.
BELGELER; <onedio.com/haber/tugva-belgelerini-paylasan-gazeteci-metin-cihan-in -6-yila-kadar-hapsi-isteniyor-1055336> onedio.com/haber/tugva-belgelerini-paylasan-gazeteci-metin-cihan-in- 6-yila-kadar-hapsi-isteniyor-1055336
Hakkında yakalama kararı bulunan Metin Cihan, ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’, tutuklu Ramazan Aydoğdu ise ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘sistemi engelleme, bozma verileri yok etme veya değiştirme’ ile suçlanıyor.
_____
<i2.wp.com/nacikaptan.com/wp-content/uploads/2022/08/CAN%C4%B0KL%C4% B0-MET%C4%B0N-C%C4%B0HAN.jpg>
Biz yine TMSF soygununa geri dönelim;
Hesabı kısıtlanan Metin Cihan yağmacıların peşini bırakmıyor. (17/07/2022) AKP’li Nureddin Canikli’nin kayyumlar eliyle Türkiye’nin yüz akı şirketleri nasıl hortumladığını anlatan gazeteci Metin Cihan’ın sosyal medya hesabı askıya alındı. Canikli ile ilgili verdiği skandal bilgileri özel bilgi olarak görmediğini söyleyen Cihan, “Bunlarda kamu yararı görüyorum ve ne olursa olsun paylaşmanın bir yolunu bulacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.
Gazeteci Metin Cihan bir süredir AKP’li Nureddin Canikli’nin, 15 Temmuz sonrası kayyum atanan holdingleri nasıl hortumladığını Twitter hesabından paylaşıyordu.
Cihan, paylaştığı bilgi ve belgelerle Canikli’nin yakınları, danışmanları ve şoförüyle şirketlerin içini nasıl boşalttığını ifşa etti. Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cihan’ın ortaya çıkardığı 20 milyon euro ile ortadan kaybolan kayyum ile Canikli’nin arasındaki ilişkiyi grup toplantısında dile getirmesi büyük ses getirdi.
TWİTTE HESABI ASKIYA ALDI Metin Cihan’ın haberlerini paylaştığı Twitter hesabı askıya alındı. Instagram hesabından başına gelenleri anlatan gazeteci Cihan, Nurettin Canikli’ye dair paylaştığı belgeler ve iddialar sebebiyle Twitter hesabının şikayet edildiğini ve hesabına sınırlama getirildiğini söyledi.
_____
VİDEO LİNK : https://youtu.be/WbPI4tV9HH4
Metin Cihan’dan ‘Canikli dosyası’ iddiası: AKP, 15 Temmuz’da el konulan firmaları hortumluyor (08.07.2022)
Canikli’nin normalde avukatlarını çok hızlı kullanan biri olduğunu belirten gazeteci Cihan, ‘dava açacağım’ dedikten sonra herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığını iddia etti.
Gazeteci Metin Cihan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli hakkında ‘Canikli Dosyası’ başlığıyla yayınladığı belgelerde iddia ettiği yolsuzluklara dikkat çekti. Metin Cihan, iddia ettiği belgeler karşısında herhangi bir hukuki süreç işletilmemesine ilişkin, “Adalet hep sorunluydu ancak artık yargı mekanizmasının hiç işlemediğini söyleyebiliriz. Bunca delillerle ortaya sermemize rağmen ve bu paralar halkın parası olmasına rağmen kimse bir şey yapmıyor. Demek ki çözülmesi gereken daha ciddi bir sorunumuz var tek tek savcıları aramak yerine. O da adalet ve demokrasi sorunu” ifadelerini kullandı.
ARTI TV’de yayınlanan Günün İçinden programında Fuat Ateş’in konuğu olan gazeteci Metin Cihan, Canikli dosyası ile ilgili iddialarını değerlendirdi.
‘ŞİRKETLER SİYASİ ERK ELİYLE YÖNETİLİYOR’
Canikli’nin yolsuzluklarının görünenden çok daha fazla olduğunu da kaydeden Cihan, el konulan şirketler üzerinden gerçekleşen ‘el koyma’ faaliyetlerine ilişkin şöyle konuştu:
“Darbe girişiminden kısa süre sonra, Başbakan Yardımcısı olduğu dönemden hemen önce kendisine TMSF yetkisi veriliyor. Şirketlere el konulacak ve bu şirketler mahkeme üzerinden değil de yönetimleri bizzat siyasi erk tarından yönetilsin diye bir mantık yürütüyorlar. Ve bu yetki Nurettin Canikli’ye veriliyor. Canikli de devlet adına ve devleti temsilen kendisine emanet edilen bu şirketlerin yönetimlerine kendi yakınlarını yerleştiriyor. Öyle ki 2014 yılından beri özel kalemi olan aynı zamanda şoförlüğünü yapan Salih Fatih Paşaoğlu, Koza’nın ve Akın Çorap’ın yönetim kurulu başkanı yapılıyor.
‘ŞİRKETLERE KENDİ TANIDIKLARINI YERLEŞTİRİYOR’
Yine kendi çevresinden yeğeni Kemal Canikli, o da çok odak noktasında Ertunç Laçiner Boydak’a yerleştiriliyor ve sonra da kayıplara karışmış durumda. Milyon liraları bulan bir yolsuzluk Slovakya’da gerçekleşiyor. Özetle aldığı sorumlulukla sahip olduğu bu şirketlerin yönetim belirleme hakkını bütünüyle kendi lehine kullanıyor. Kendi tanıdıklarını yerleştiriyor ayrıca kendisinin bir şirketler organizasyonu var bunu da tespit edebiliyoruz. Hepsi tekbir adreste toplanıyor. Sonra da bu şirketlerin içerisinden para transferi varlık transferi olanakların transferi gibi yöntemlerle zimmete geçirmek diye tanımlayabileceğimiz suç ortaya çıkıyor.”
‘RESMİ HİÇBİR GÖREVİ OLMAMASINA RAĞMEN KOORDİNASYONU SAĞLIYOR’
Açıklanan belgelere rağmen herhangi bir yargı mekanizmasının işletilmediğini öne süren Cihan, “Neredeyse tam olarak arpalık olarak belirlenmiş. Bunlar dolayısıyla zaten bilinen şeylermiş gibi aslında yeni de dillendirilmiyor. Bir kısmı bir süredir konuşuluyor. Ya da bazı belgeler daha önceye çıkmış. Ben daha sistematik bir şekilde üzerinde durmaya çalışıyorum. Ne yazık ki o taraflarda şu ana kadar bir hareketlilik yok. Kemal Canikli burada yönetimlere atanan isimlerden değil o konuda biraz hassas davranmış diyebiliriz, aynı soyadını taşıyan kişiyi yerleştirmemiş. Ancak bir whatsapp gruplarında ve Nurettin -Kemal Canikli arasındaki iletişimlerde bu işin koordinasyonunu yürütmek şeklinde bir görev üstlendiğini görüyoruz. Hem Koza için hem Akın Çorap için hem Boydak için Slovakya’ya gidip geliyor. Resmi hiçbir görevi olmamasına rağmen. Ve ilginçtir bu değişik şirketlerin yönetimindeki değişik isimler hep Kemal Canikli’nin arkadaş çevresi gibi” dedi.
Şirketlerdeki Kemal Canikli’nin çevresinin örgütlenme sürecini, THY yollarındaki Bilal Erdoğan çevresinin yapılanmasına benzeten Cihan, “İlginç örnekler var. Adil Kılıç’a yine Boydak’ın Slovakya’daki yolsuzlukta görüyoruz çünkü buradaki şirket ortaklarından biri olarak görülüyor resmi kayıtlarda. Adil Kılıç, önce Akın Çorap’a yerleştiriliyor yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak başkan da özel kalemi bu arada Canikli’nin sonra aynı ilde başka bir çorap fabrikası kuruyorlar. Nurettin Canikli’nin organizasyonuyla bu kez oradan alınıp yeni kurulan çorap fabrikasının başına yerleştiriliyor kuruluş aşamasından milli Savunma Bakanlığı’nın ihalesine katılabilecek kadar yetki sahibi oluyor. Çok enteresan bir şekilde çok rahat davranmış Canikli bütün bu şirketlerin adresi tek bir yere çıkıyor. Şimdi taşınmaya başlıyorlar ama hepsi yine aynı adrese taşınıyor” ifadelerine yer verdi.
‘ELİMDEKİ BELGELER SADECE BİN DE BİRİ KADAR’
Canikli’nin normalde avukatlarını çok hızlı kullanan biri olmasına rağmen, ‘dava açacağım’ diyip açmamasına değinen Cihan, “Çünkü onun için zor bir karar bu belgelerin mahkemeye taşınması, konuşulur hale gelmesi zor bir karar. Ama yalanlaması bile bir Tweet atıyor ve büyük harflerle ‘YALAN’ yazıyor. Düşünün ben belgelere ulaştım yenilerine ulaşmaya çalışıyorum muhtemelen binde biri falandır bende olan. O her belgeye ulaşabilir, elinin altındadır zaten eğer yalan olsaydı bunu belgelerle kanıtlayabilir olması çok kolay olurdu. Çoğunlukla suskunluğunu koruyor. Kılıçdaroğlu konuştuktan sonra yanıt vermek durumunda kaldı. Durum bu açıdan kötü görünüyor onun açısından” değerlendirmesini yaptı.
‘YURTDIŞINDA ÇOK SAYIDA GAYRİMENKUL ALIYORLAR’
Cihan, şirketlerdeki yolsuzluk iddialarının yurtdışı boyutuna da değinerek, “Bugün paylaştığım belgelerde Koza Holding’den Akçadağ İnşaat adı altında aslında kendi ortağına, kendisinin yine aynı adreste kendisinin de bankaya verdiği bir adreste bulunan bir şirkete transfer yapıldığını görüyoruz. Aynı kişiyi araştırdığımda örneğin başka bir yurtdışı şirketi de var. Muhtemelen paranın dışa çıkışı bu tip paravan şirketler aracığıyla oluyor. Ancak bunları belgelediğim zaman sunabilirim. Elbette yurtdışı ayağı var. Yine takip ettiğim mesajlarda görüyorum örneğin Amerika da simit sarayı alıyorlar. Çok sayıda gayrimenkul alıyorlar. Bu paralar bir şekilde Türkiye’den çıkıyor tabii ki. Belki şuan da bunu daha hızlı yapıyorlardır. Mekanizma deşifre olduğu için” yorumunu yaptı.
‘CANİKLİ, PARTİ İÇERİSİNDEN HİÇ DESTEK BULMUYOR’
AKP içerisinde Canikli’ye herhangi bir destek olmadığını öne süren Cihan, parti içindeki kliklere ilişkin, “AKP içindeki Soylu karşıtı örgütlenmenin bu belgelerin bana ulaşmasında herhangi bir etkisi olduğunu söyleyemem. Ama yazışmalarda ve belgelerde gerçekten böyle klikler olduğunu görüyorum. Çok açık bir şekilde örneğin Karadeniz’de Süleyman Soylu kliği, Berat Albayrak kliği, biraz daha küçük olmak üzere Canikli kliği var.
Canikli, parti içerisinden hiç destek bulmuyor alışık olmadığımız bir şekilde. Son seçimlerde 3 bin seçmenli ilçede bile son seçimlerde kaybetti. Hem partisin de hem de yerelde Giresun’da insanların bıkmış bir hali var. Yine şunu da görüyorum Canikli ve bu organizasyonu yapan ekip de diğerlerini sevmiyor. Böyle bir dava şuuru, ortaklık falan zannettiğim kadar bir bağ olmadığını gördüm kendi aralarında. Küfürler ve hakaretler havada uçuşuyor. Herhangi bir saygı ya da ortak bir düşünceyi paylaşıyorlar gibi bir izlenim edinmedim” dedi.
‘YARGI MEKANİZMASININ HİÇ İŞLEMEDİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİZ’
Cihan, belgelerin ortaya çıkmasına rağmen adli makamlarca herhangi bir soruşturma başlatılmamasını eleştirerek, “İnsanlar bu belgeler karşısında hiçbir şey yapılmamasına ilişkin öfkeli. Belki de karamsarlık yaratıyor. Bu Türkiye’deki yargı mekanizmasının bir çeşit sonlandığını gösteriyor. Adalet hep sorunluydu ancak artık yargı mekanizmasının hiç işlemediğini söyleyebiliriz. Benzer şekilde demokrasi adına da hiçbir şey kalmadığını söyleyebiliriz.
Ben bu sebeple paylaşımlarımda çağrı yapmıyorum. Savcılar el atsın birileri bir şey yapsın diye. Aslında bir şey daha ortaya çıkıyor bu yitirdiğimiz şey ortaya çıkıyor. O da adalet ve demokrasi. Bunca delillerle ortaya sermemize rağmen ve bu paralar halkın parası olmasına rağmen kimse bir şey yapmıyor. Demek ki çözülmesi gereken daha ciddi bir sorunumuz var tek tek savcıları aramak yerine. O da adalet ve demokrasi sorunu” dedi. (*)
Naci Kaptan – 07 Ağustos 2022 – Devam edecek
_____
LİNK : (*) <artigercek.com/haberler/metin-cihan-canikli-dosyasi-nin-detaylarini -anlatti-akp-15-temmuz-da-el-konulan-firmalari-hortumluyo> artigercek.com/haberler/metin-cihan-canikli-dosyasi-nin-detaylarini- anlatti-akp-15-temmuz-da-el-konulan-firmalari-hortumluyo
YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK * TMSF * NURETTİN CANİKLİ * 600 ŞİRKET NASIL BUHARLAŞTIRILDI? * Bölüm 3
YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK – 3
_____
Naci Kaptan – 24 Ağustos 2022
Bağlantılı yazılar;
BÖLÜM 1 – <nacikaptan.com/?p=101483> nacikaptan.com/?p=101483 BÖLÜM 2 – <nacikaptan.com/?p=101562> nacikaptan.com/?p=101562 BÖLÜM 3 – <nacikaptan.com/?p=101786> nacikaptan.com/?p=101786 BÖLÜM 4 – <nacikaptan.com/?p=101829> nacikaptan.com/?p=101829
_____
2021 – TÜRKİYE’NİN YOLSUZLUK SIRALAMASINDA DURUMU
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2021 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’ni yayımladı. Türkiye son 10 yılda en çok puan kaybeden ülkeler arasında yer alarak 38 puanla 180 ülke arasında 96. sıraya düştü. Yolsuzlukla mücadele eden ve 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü 1995’ten beri her yıl Yolsuzluk Algı Endeksi yayımlıyor. Endekse göre 131 ülke yolsuzluğa karşı 2021 yılında neredeyse hiçbir ilerleme kaydetmedi. 27 ülke ise son 10 yılda tarihi bir puan kaybı yaşadı. Bunlardan biri de Türkiye oldu. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçları, temel demokratik ilkelerin, hukuk devletinin ve medya özgürlüğünün yolsuzlukla mücadelede vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. Cezasızlık uygulamaları yolsuzluğun yaygınlaşmasına ve sıradanlaşmasına yol açıyor.
Yargıya taşınan büyük ölçekli yolsuzluk iddiaları genelde soruşturma aşamasında kalıyor ve cezasızlık yaygınlaşıyor. Ayrıca bütçe şeffaflığı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin hesap verilebilirlik konusunda temel ihlaller bulunuyor. Hem medya kuruluşlarına ve gazetecilere hem de sivil topluma yönelik baskı ve yıldırma politikaları da artmış durumda. Endeksin hazırlanmasına katkıda bulunan kuruluşların yaptığı araştırmalara göre, yargı bağımsızlığı korunarak yolsuzlukla mücadele güçlendirilmeli, kamu-özel işbirliği proje, ihale ve sözleşme süreçleri şeffaf ve açık yürütülmeli, projelerin kamu maliyesine oluşturduğu yük toplumla paylaşılmalı.
Türkiye, tüm AB üyelerinin gerisinde. 2013’te Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeleri arasında endekste ilk sırada olan Türkiye, 2021’de aynı grupta yedinciliğe indi. Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkelerle karşılaştırıldığında ise 27 birliğe üye ülkeden de düşük puan alarak Bulgaristan’ın ardından son sıraya yerleşti.
2020 ile kıyaslandığında ise 2 puan kaybederek 10 sıra gerileyen Türkiye bu sıralamayla ekonomik, sosyal ve politik istikrarsızlığın yoğun olduğu, demokrasi ile yönetilmeyen birçok ülkenin arkasında kaldı.
_____
VİDEO LİNK : https://youtu.be/zL64p3K-4Ac
Sanma ki bu ballı börekli yolsuzluklar devam eder, Keser döner, sap döner, Gün gelir hesap döner.
_____
Eski TMSF Yöneticisi Güzeldülger: Canikli imza sirkülerinde değişiklik yapıp yönetimi bypass ettiğini açıkladı. Böylece Canikli yönetimin bilgisi dışında kararlar almak gücüne kavuştu. Acaba Canikli neden imza sirkülerlerinde değişikliğe gerek duymuştu?
El konulan 600 şirketin satışının durdurulduğu haberlerini yalanlayan TMSF, satış yetkisinin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’de olduğunu belirterek, “TMSF’nin yetkisi olmayan bir konuda işlem yapması mümkün değildir” açıklamasını yaptı.
TMSF’ye devredilen şirketler ‘basiretli tüccar’ gibi yönetilecek idi!!!
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), el konulmuş olan “600 şirketin satışının durdurulduğu” haberlerini yalanladı. Meddyada TMSF’nin, FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle el konulan yaklaşık 600 şirketin satışını durdurduğu haberleri yer aldı. İddialarla ilgili AA’ya konuşan TMSF’den bir yetkili ise basında çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
TMSF yetkilisi açıklamasında, “KHK’ya göre zaten satış yetkisi Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’de. TMSF’nin yetkisi olmayan bir konuda işlem yapması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında bugüne kadar aralarında Boydak, Koza İpek, Naksan, Dumankaya, Alfemo, Yavaşçalar ve Kadıoğlu Grubu’na bağlı şirketlerin de bulunduğu Türkiye’nin dört bir yanında 800’ü aşkın şirkette, TMSF kayyum olarak görev yapıyor. (23 Mart 2017)
Canikli TMSF Başkanlığına ısındıkça yönetiminde bulunan şirketlerin içlerinin boşalmaya başladığı fısıltıları yayılmaya başladı. İşte bu noktada araştırmacı gazeteci Metin Cihan’ın araştırma belgeleri yayınlanmaya başlandı.
_____
TMSF’ye devredilen şirketlerin içi Nurettin Canikli operasyonuyla boşaltılmış
Gazeteci Metin Cihan’ın ifşa ettiği belgelere göre, AKP’li Nurettin Canikli ve yakınları TMSF’ye devredilen Akın Çorap, Koza Altın, Aydınlı Grup ve Boydak Holding’in içini boşalttı.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen Koza Altın, Akın Çorap, Aydınlı Grup ve Boydak Holding’in Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli tarafından nasıl boşaltıldığına dair belgeler ortaya çıktı.
Gazeteci Metin Cihan’ın yayımladığı yeni belgelere göre danışmanı Fatih Salihpaşaoğlu’nu el konulan şirketlerin yönetim kuruluna atayan Canikli, Akın Çorap ve Koza Altın İşletmeleri gibi birçok şirketin sermayesini kendi hesabına transfer etti.
Metin Cihan’in #CanikliDosyası altında sosyal medya hesabından paylaştığı belgeler ile yazışmalar Canikli’nin TMSF’den sorumlu bakan olduğu dönemde Gülen cemaatiyle irtibatlı olduğu iddiasıyla el konulan şirketlerin içini boşalttığını ortaya koydu.
AKIN ÇORAP’IN İÇİNİ BOŞALTMIŞLAR
Cihan, Nurettin Canikli’nin yakınlarının WhatsApp yazışmalarının ekran görüntülerini paylaştı. Belgelere göre Türkiye’nin en büyük beş çorap üreticisinden biri olan ve 27 Şubat 2017’de TMSF’ye devredilen Akın Çorap’ın yönetimine danışmanı Fatih Salihpaşaoğlu’nu getiren Nurettin Canikli şirketin sermayesini kendine transfer etti.
_____
Nurettin Canikli, TMSF’ye devredilen Koza Holding yönetimine şoförünü ve danışmanını atamış
Gazeteci Metin Cihan, Nurettin Canikli’nin başbakan yardımcısı olduğu dönemde TMSF’nin el koyduğu Koza Holding yönetimine danışmanlarını ve şoförünü atadığını söyledi.
DUVAR – Gazeteci Metin Cihan, 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından TMSF’ye devredilen Koza Holding’in yönetimine dönemin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli tarafından yapılan atamalarla ilgili belgeler paylaştı.
Cihan’ın aktardığına göre Canikli’nin danışmanı ve aynı zamanda eşinin kuzeni olan Hanife İrem Sarp, Canikli’nin şoförü ve özel kalem müdürü Fatih Salihpaşaoğlu, ve Canikli’nin danışmanı İsmail Özkaya 16 Haziran 2017 tarihli kararla Koza Holding yönetimine atanmış. 09 Temmuz Cumartesi 2022
Atama kararını sosyal medya hesabından paylaşan Cihan, “Nurettin canikli, tmsf soygunlarını gerçekleştirmek için, el koyulan şirket yönetimlerine kendi yakınlarını yerleştirdi. örneğin koza holding yönetimine atadığı üç kişiyi tanıştırayım: akrabası hanife sarp, şoförü fatih salihpaşaoğlu ve danışmanı ismail özkaya” ifadelerini kullandı.Söz konusu belgeyle ilgili Nurettin Canikli’den henüz bir açıklama gelmedi.
_____
KRONOS 02 Temmuz 2021 – Canikli’den Boydak itirafı: Kapalı kapılar arkasında pazarlıklar yapılmış, komisyonlar belirlenmiş
AKP Genel Başkan Yardımcısı Canikli: “Şirketin satışıyla ilgili kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapıldığını, böyle bir durumda ileride uluslararası mahkemeler yoluyla şirketlerin geri alınacağını, bunun TC Hazine’sini altından kalkamayacağı mali yükün altına sokacağını kendi aramızda konuştuk.”
CANİKLİ: BOYDAKLAR ŞİRKETLERİ GERİ ALIR, HAZİNE ALTINDAN KALKAMAZ
Canikli, Boydak’ın Almanya’da bulunan şirketine el konulmak istendiğini, ancak Alman yargısının engel olduğunu da kaydederek, bu yüzden Boydak’ın Avrupa’ya mal satışının tamamen bittiğini de itiraf etti.
Nurettin Canikli, Boydak şirketlerinin satışının müzakere edildiği dönemde, kendi aralarında uluslararası davalarla Boydakların şirketleri geri alacağını, Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nin de altından kalmayacağı bir yükün altına gireceğini ve sistemin tamamen çökeceğini konuştuklarını itiraf etti. Canikli’nin sözleri “el koymaların hukuki olmadığını bildikleri” şeklinde yorumlandı.
Canikli, Güzeldülger’in Boydak Holding’de kayyımların karıştığı yolsuzluklara dair kendisine yönelik yaptığı suçlamaları reddetti.
Gülen cemaatine yakın olduğu gerekçesiyle TMSF’ye devredilen Boydak Holding’in satılmasının kendisi ve Binali Yıldırım tarafından engellendiğini belirten Canikli, Güzeldülger’in, “Biz TMSF’de bu kayyımlarla ilgili, onların kendi yakın çevrelerine işler tebliğ ettiklerini gördük ve bunları raporlaştırdık. O dönemin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’ye aktardık” açıklamasının gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
Canikli kendisine böyle bir raporun ulaşmadığını, “devletin kayıtlarında da bunun yer almadığını” dile getirdi.
TMSF, ALMANYA’DA BOYDAK ALEYHİNE AÇTIĞI DAVAYI KAYBETTİ
Nurettin Canikli, Güzeldülger’in “Boydak şirketinin yolsuzluk yapılması amacıyla Slovakya’da şirket açtığı” iddiasına da cevap vererek, şirketin Alman makamlarının, Almanya’da bulunan Boydak’a ait şirketi Türkiye’deki kayyuma devretmemesi sebebiyle böyle bir yolun tercih edildiğini öne sürdü.
Canikli, “Almanya dışında başka bir Avrupa ülkesi de (örn Fransa) işletme maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle tercih edilmiyor. Hazırlanan fizibilite raporu Slovakya’nın bu iş için uygun bir lokasyon olduğunu gösteriyor. Fizibilite raporunun kısa bir özeti bu açıklamalara ek yapılmıştır. Proje Yönetim tarafından onaylandıktan sonra, Slovakya’da aylık kirası 82 bin 950 euro, 21 bin metrekarelik kapalı alanı olan bir lojistik üssü kiralanıyor. 10 yıllık sözleşme yapılıyor.” ifadelerini kullandı.
Naci Kaptan – Devam edecek
_____
LİNK : www.dunya.com/ekonomi/tmsf-satis-yetkisi-caniklide-haberi-355031
LİNK : www.gazeteduvar.com.tr/nurettin-canikli-tmsfye-devredilen-koza-holdi ng-yonetimine-soforunu-ve-danismanini-atamis-haber-1572733
LİNK : kronos35.news/tr/canikliden-boydak-itirafi-kapali-kapilar-arkasinda
YOLSUZLUKLAR TARİHİNE NOT DÜŞMEK * TMSF * NURETTİN CANİKLİ * 600 ŞİRKET NASIL BUHARLAŞTIRILDI? * Bölüm 4
_____
Naci Kaptan – 24 Ağustos 2022
Bağlantılı yazılar;
BÖLÜM 1 – <nacikaptan.com/?p=101483> nacikaptan.com/?p=101483 BÖLÜM 2 – <nacikaptan.com/?p=101562> nacikaptan.com/?p=101562 BÖLÜM 3 – <nacikaptan.com/?p=101786> nacikaptan.com/?p=101786 BÖLÜM 4 – <nacikaptan.com/?p=101829> nacikaptan.com/?p=101829
_____
Sanma ki bu ballı börekli yolsuzluklar devam eder, Keser döner, sap döner, Gün gelir hesap döner.
_____
Belinde silah olan 30 yaşındaki CEO, 100 şirkete kayyum olarak atanan 7 kişi, TMSF’ye kelepir şirket soran fırsatçı yandaşlar.
_____
Prof. Sencer Ayata anlatıyor; Türkiye, Yolsuzluk Endeksi’nde AKP döneminde nasıl 54. sıradan 96. sıraya geriledi; yozlaşmanın yöntemleri ve yaygın olduğu alanlar neler? “Siyasi ve ekonomik elitler arasındaki sınır muğlaklaştı; kaynak dağıtımı siyasi iktidarın ayakta kalmasıyla eş anlamlı hale geldi. Araştırmalara göre Türkiye’de yolsuzluk artıyor; bunun yöntemleri artık halk tarafından biliniyor”
Türkiye’de ahbap-çavuş kapitalizmi işliyor; kayırmacı gelir ve servet transferleri, sosyal yardımlara ayrılan kaynakları geçti! “Yolsuzluk niteliği gereği gizli yapılır, bilgi karartmasının olduğu yerde çoğalır. Bu bakımdan toplumun doğru bilgilendirilmesi, bu amaçla medyanın yolsuzlukla alakalı her türlü bilgiyi açığa çıkarması büyük önem taşımaktadır”
_____
Kılıçdaroğlu şunları dile getirmişti: “Nurettin Canikli. AKP Genel Başkan Yardımcısı. Bir yakınını Boydak Holding’e getirip kayyum olarak atıyor. Slovakya’da bir depo yapmamız lazım diyorlar. Oraya dünyanın parasını gönderiyorlar, 20 milyon euro gönderiyorlar. Bu para şu an yok, adam da yok ortada.”
_____
CANİKLİ HAKKINDA NE İDDİA EDİLMİŞTİ?
Halk TV’de yayımlanan Can Coşkun ile Haber Masası’na programına katılan Boydak Holding’in eski kayyım yönetim kurulu başkanı Gelecek Partili Abdullah Güzeldülger, TMSF’de Tahsilat Daire Başkanı olduğu dönemde SBK Holding’in patronu Sezgin Baran Korkmaz’ın gelerek, “Siz de kelepir şirket var mı?” diye kendisine sorduğunu açıklamıştı.
“2014-2015 daha Sezgin Baran Korkmaz’ın tanınmadığı, kamuoyunca çok bilinmediği ama ABD’deki Kingston kardeşlerle ilişkisini nakde tahvil ettiği ve Türkiye’yi sermaye aktardığı dönem olsa gerek..” diyen Güzelgüder, şunları söylemişti:
“Parasal kaynağının gücü ile Ankara’daki irtibatları, ilişki ağları genişledi. Bakanlar, milletvekilleri, cumhurbaşkanlığı ofisinde çalışanlar. Kimisini maaşa bağlamış, kimisini Paramount Oteli’ne götürüp tatil yaptırmış. Böyle bir Sezgin Baran Korkmaz geldi geçti. Ben onun böyle bir probleme yol açacağını biliyordum. Beş dakikada sahtekar olduğunu anladım ama cumhurbaşkanlığı ile o kadar yakın bir ilişkiye girdi ki. Devletin sistemi, süzgeci anlayamadıysa yazıklar olsun yani.”
Nurettin Canikli tarafından gönderildiğini söylediği belinde silah olan 30 yaşındaki CEO iddiasına ilişkin de konuşan Güzeldülger şöyle devam etmişti:
“İmran Okumuş ve 7 tane arkadaşları aşağı yukarı 100 şirkete kayyum olarak atandı. Bunlara 5’er bin liradan kimisine asgari ücretten aylık 3-3.5 milyon lira maaş bütçesi oluşturuldu. Bu bizi üzüntüye sevk etti. Biz de TMSF olarak tavrımızı gösterdik. Sonra siyaset kurumu bir karar alarak TMSF’yi doğrulayan bir politika olarak bu işin mimarı yaptı. Sonradan kayyumlar tasfiye edildi. Biz TMSF’de bu kayyımlarla ilgili, onların kendi yangın çevrelerine işler tebliğ ettiklerini gördük ve bunları raporlaştırdık. O dönemin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’ye aktardık.”
“HİÇBİR TECRÜBESİ OLMAYAN BİRİNİ CEO OLARAK GÖNDERDİLER”
“Daha sonra ben Boydak Gruba CEO olarak atandım. Ulusoy Lojistik’ten hiçbir tecrübesi olmayan birini CEO olarak gönderdiler. Finans eğitimi, iş eğitimi yok. Daha ikinci gün bir sponsorluk dosyası ile geldi bana. Bizden önce mahkemenin kayyum olarak atadığı kayyumlara sordum. Onlar da geldi ama 300 bin lira istedi dediler. Bana 2 milyon 800 bin lira dedi.”
“FETÖ ŞİRKETLERİNE GANİMET GÖZÜYLE BAKILDI”
“Bunun arkasından bir seyahat programı düzenledi kendisine. Bir fatura ile geldi. 40 bin dolarlık bir fatura. Boydak’ın özel uçağı, THY’den uçma imkanı var mı? Var, neden bu fatura diye sordum. Ben bunu gündem edince baktı iş başka noktaya gidecek Nurettin Canikli tarafından gelen talimatlar doğrultusunda imza sirkülerindeki ‘ve’, ‘veya’ olarak değiştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı ‘veya’ diğer üyeler oldu. Böylelikle yönetim kurulu başkanı önemli işlerden bypass edilmiş oldu. FETÖ şirketleri dediğimiz zaman böyle bir ganimet gözüyle bakılmaya başlandı. Bu ganimetse 80 milyonundur. Senin, benim ganimet gözüyle bakması abestir.”
SLOVAKYA’DA YOLSUZLUK İDDİASI
Güzelgüder, Karar TV’deki açıklamalarında ise Canikli tarafından gönderildiğini söylediği CEO İmran Okumuş’a dair yolsuzluk iddiasında bulunmuştu. Güzeldülger, şunları dile getirmişti:
“Bunu ben takip ettim. BOYDAK grubunun Almanya’da mülk deposu vardı. Bu mülk depoyu bırakıp Slovakya’da yeni bir depo kiralama icat etti. Bunu yönetim kuruluna bir proje olarak anlattı. Yönetim Kurulu Başkanı’nı uyardım. ‘Bakın, bu proje sıkıntılı’ dedim. Projeyle ilgili detaylara girdiğimizde de şirketin verilerini indirdik. CEO’nun Slovakya’da kendisinin lojistik müdürüyken kurduğu bir şirketi olduğunu bulduk. O şirketin kanuni temsilcisine yeni bir şirket kurdurduğunu tespit ettik. Bu şirketle de BOYDAK arasında imza atmak istediğini anladık. Yıllık 1 buçuk milyon euro artı ucu açık masraflarla 10 yıllık geri dönülemez bir sözleşme imzalatmaya kalktı. Şirketin ismi de TEFELA’ydı. Çocuklarının isimlerinin baş harflerini koyuyor. Tunç, Efe, Laçinel.”
VİDEO LİNK : https://youtu.be/zL64p3K-4Ac
GELECEK PARTİLİ GÜZELDÜLGER DE GÜNDEME GETİRMİŞTİ
TMSF’ye “emanet edilen” şirketlerin Nurettin Canikli tarafından organize bir şekilde boşaltıldığını TMSF Tahsilat ve Finansman Dairesi Başkanlığı yaptıktan sonra Boydak Holding’in yönetim kurulu başkanlığına atanan Gelecek Partisi kurucularından Abdullah Güzeldülger KRT televizyonunda katıldığı bir programda açıklamıştı. Canikli ise iddiaları reddetmişti. Metin Cihan’ın paylaştığı belge ve bilgiler şöyle:
“ALAKAM YOK” DİYOR, FAKAT HER DETAYA KARIŞIYOR
– Simin tekstil diye bir firma var. ilk iş TSK’dan ihale alıp çorap satıyor. Pandemide ise maskeden yolunu buluyor. Eski milli savunma bakanı Nurettin Canikli bu şirketin gizli patronu. İfşa edeyim ve ardından kamu kaynaklarıyla kurdukları soygun düzenini anlatayım.
-sorana “alakam yok” diyor, fakat örneğin aylık ödeme raporlarındaki her detayı inceliyor. Bekçinin maaşından tadilat işlerine kadar her kalemle ilgileniyor. Son mesajda “patron” diye bahsedilen Canikli, fabrikaya sendika sokmama talimatı göndermiş, sendika isteyeni işten atıyorlar.
– Canikli’nin Simin Tekstil’i makineleri çalıştırdıktan kısa süre sonra TSK’dan ihale alıyor. simin adına ihaleye katılan Adil Kılıç, Kemal Canikli’ye “100-125 bin tl para girer cebimize” diyor. Son görselde ise bir başka ballı ihale Canikli’nin onayına sunuluyor.
‘SERMAYE GÜLE OYNAYA CANİKLİ’YE TRANSFER EDİLİYOR’
– şimdi, Canikli’nin organize ettiği bu soygun şebekesinin işleyişini anlatacağım. şu soruyla başlayalım: çorap fabrikası kurmak Canikli’nin aklına nereden geldi? Bilen biliyor. Bu iş için biraz geriye Canikli’nin kontrolündeki TMSF’nin Akın Çorap’a el koyduğu zamanlara dönüyoruz.
– Canikli, TMSF’nin el koyduğu Akın Çorap’ın başına kimi koyuyor biliyor musunuz? danışmanı Fatih Salihpaşaoğlu’nu. evet bildiğin danışmanı. El konulan diğer şirketleri de (Aydınlı, Koza, Boydak) kendi adamlarına emanet ediyor. sermaye güle oynaya Canikli’ye transfer ediliyor.
“KAYYIM VARLIKLARI CANİKLİ’NİN ŞİRKETLERİNE AKTARILIYOR”
– yani aslında Aanikli bu şirketlerin hepsine çökmek istiyor. Adıyla sanıyla çökemeyeceği için bir şebeke kuruyor. Bu şebeke hep birlikte hem kayyumları hem Canikli’nin şirketlerini yönetiyor. al gülüm ver gülüm işlemlerle, kayyım varlıkları Canikli’nin şirketlerine aktarılıyor.
-Şimdi fark ettim. Canikli’nin kredi kartı ekstresindeki adres ile Simin tekstil’in adresi aynı. nitekim şirketin gider kalemleri içinde Canikli’nin kredi kartları da var. #CanikliDosyası
– Canikli, Akın Çorap’ın başına danışmanını yerleştirip, bu işlerden pek anlamamakla birlikte, sanırım şirketi zarar ettirip batırmak istiyor. zamanla tüm varlığın Simin Tekstil’e nakledilmesi öngörülüyor. Ekteki belgede görebileceğiniz gibi Simin Tekstil, Akın Çorap’ı baz alıyor.
-peki Simin Tekstil’in görünen sahibi kim? Yüzde 100 hisse ile Kazım Albayrak. Genelde karıştırıldığı için söylüyorum. Berat’ın (Albayrak) sülale değil. Yeni Şafak grubu Albayrakları. Kazım Albayrak şirketle hiç ilgilenmiyor. aralarındaki anlaşmayı bilmiyorum, elbette bu soygundan payını alıyor.”
_____
Koza Holding ve Akın Çorap’ı da şoförüyle hortumladı
Yakınlarını kayyum atayarak, TMSF’ye devredilen şirketlerin içini boşalttığı iddialarını yalanlayan Nureddin Canikli’nin, Koza Holding ve Akın Çorap’a atadığı ismin eski şoförü olduğu ortaya çıktı.
BOLD – Kemal Kılıçdaroğlu son grup toplantısında, gazeteci Metin Cihan’ın AKP’li Nureddin Canikli’nin TMSF’ye devredilen şirketleri hortumlamasına ilişkin iddiaları gündeme taşımıştı.
Canikli’yi yakınlarını yönetim kuruluna yerleştirdiği şirketlerin için boşaltmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, “Boydak Holding’e kayyım olarak atıyor. Boydak, mobilya sektöründe bir dünya markası, kabul edelim. Bir süre sonra ‘Bizim yurt dışında depo yapmamız lazım.’ Almanya’da depo var. ‘Hayır Slovakya’da yapmamız lazım’ diyor. Oraya dünyanın parasını, 20 milyon avro gönderiyorlar. Bu deponun sahibi Ertunç Laçiner. Aynı zamanda kayyum. Canikli’nin atadığı. Bu para da adam da yok ortada” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun iddiası sonrası sessizliğini bozan Canikli, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun, iddiası bir yalandır. Hiçbir yakınımı (akrabamı) Boydak Holding’e kayyım olarak atamadım” dedi.
Canikli’nin iddialarının ardından gazeteci Metin Cihan da Cankili’nin açıklamalarını paylaştığı belgelerle yalanladı.
Asıl Canikli’nin yalan söylediğini iddia eden Cihan, 17 Mart 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesini paylaştı. Gazetede Canikli’nin Başbakan Yardımcılığı dönemindeki kararıyla Ertunç Laçinel’in Boydak Holding’e Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanmasına ilişkin karar yer alıyor.
ŞOFÖRÜNÜ YÖNETİM KURULUNA ATADI
Canikli’nin peşini bırakmayan Metin Cihan, Akın Çorap ve Koza Holding’de yapılan hortumlamalar için izlenen yolu anlattı. Canikli’nin önce şoförlüğünü daha sonra da danışmanlığını yapan Fatih Salihpaşaoğlu deşifre eden Metin Cihan, “Nurettin Canikli’nin TMSF soygununda görev almak üzere Akın Çorap ve Koza Holding yönetimlerine yerleştirdiği Fatih Salihpaşaoğlu aynı zamanda Canikli’nin şoförü ve 2014 yılından itibaren özel kalemi” ifadelerini kullandı.
Naci Kaptan / Devam edecek
_____
LİNK : kronos35.news/tr/canikli-hakkindaki-kisisel-cikar-iddialari-arastiri lmal
LİNK : boldmedya.com/2022/06/30/koza-holding-ve-akin-corap-i-da-soforuyle-h ortumladi