
Suriye’de Şu Ana Kadar Ne Oldu ve Gelecekte Ne Olacak ???
25 Nisan 2025
***
Giriş
Suriye’de 2011 yılında başlayan ve iç savaşa dönüşen kriz, 8 Aralık 2024’te 77 yıllık Baas Rejimi’ nin devrilmesine yol açmıştır. Ne var ki bu durum, -yakın döneme bakıldığında- Levant’ta ilk defa uzun süreli bir rejimin yıkılması örneği değildir. 2003’te Irak’ta Saddam’ın devrildiği gibi (bizzat aynı örüntü olarak yorumlanamayacak olsa da) 2024’ün sonunda da Suriye’de Esad Yönetimi devrilmiş ve bu da Suriye’ de -Irak’ta olduğu gibi- güç dengelerinin değişimi ile muhtemel ittifakların kurulması tartışmalarını oluşturmuştur.
Suriye, jeopolitik açıdan kritik önem sahibi bir ülkedir. Sırf konumu itibariyle; Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesi, İsrail-Filistin Sorunu, Lübnan, Irak, terör ve radikalleşme, etnik ve mezhepsel çatışmalar, İsrail-İran çekişmesi gibi Ortadoğu’yu ve küresel politikayı uzun yıllardır etkileyip günümüzde de önem arz eden konularda öne çıkmaktadır (Orhan, 2024). Esad Rejimi’ nin devrilmesi ise Suriye’nin devlet yapı ve kimliğini, toplumsal yapı ve ilişkilerini, ekonomik yapısını köklü bir değişime uğratıp bahsi geçen sorunlarda Suriye’ nin aldığı rolü etkileyecektir.
Tabii bu değişim ve etkiler kendini uzun vadede belli edecektir. Her şekilde, yarın ne olacağına dair tahminlerde bulunabilmek için öncelikle dün ne olduğunu hatırlamakta fayda vardır.
Yakın Tarihi Arka Plan
2011 yılı itibariyle; Ortadoğu’daki rejim muhalifi hareketler (bknz. Arap Baharı) Suriye’ye de sıçramıştır. İktidarın sert mücadelesi sonucunda ise protestolar çatışmalara ve en nihayetinde 2024 sonuna değin sürecek bir iç savaşa evrilmiştir (BBC, 2016) (Orhan, 2024). Bu sebeple Nisan 2011’den beri devam etmekte olan kitlesel göç hareketleri mevcuttur (Kamal Kassam, 2015) ki Türkiye de bu durumdan etkilenen ülkeler arasında başta gelir (ERDOĞAN, 2020).
2014 yılı itibariyle ise Suriye’ye radikal dini gruplar gelmiş ve dış güçler de dahil olarak bu sürecin yalnızca Suriye iç dinamikleri üzerinden ilerlemediği bir duruma evrilmesine sebep olmuştur. Bu da iç savaşın şiddet ve boyutunu arttırmıştır. 2015 sonunda Rusya, İran ve pek çok Şii milisler; Esad Rejimine askeri destekte bulunmuşlardır (Ereli, 2024) (Hasasu, 2016). Özellikle Rusya’nın hava odaklı müdahalesi, muhalif grupları İdlib’ de sıkıştırırken İran da iktidara kara ordusu sağlamıştır. Ayrıca Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri de sürecin başından 2018’e kadar Suriye’de var olmuş ve muhaliflere destek göstermişlerdir (Cumhuriyet, 2012).
Suriye’de rejim karşıtı muhalefet hem siyasi hem de silahlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Suriyeli muhaliflerin siyasi ayağı Suriye’nin dışında -İstanbul merkezli- Suriye Ulusal Koalisyonu tarafından yürütülmüş (Orhan, 2024) ve Suriye Geçici Hükümeti de bu vesileyle kurulmuştur (Orhan, 2024). Suriye krizinin süreç içinde askerî boyutunun öne çıkması ile rejim karşıtı muhalefetin ülke içindeki mücadelesini silahlı muhalifler yürütmüştür.
Kökeni itibarıyla zaten çok parçalı olan ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında kendini tanımlayan yapılar kendilerine Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında oluşturduğu harekât bölgelerinde güvenli alan bulmuştur (Orhan, 2024). Sonrasında ise ÖSO; Türkiye’nin de desteğiyle, daha organize bir yapıya kavuşma eğilimiyle Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak Suriye Milli Ordusu (SMO) adı altında yapılanmıştır (Orhan, 2024).
Ayrıca, Suriye’de devam eden bu savaş, büyük bir güç boşluğu oluşturup farklı yapılanmaların da oluşmasına yol açmıştır. Öncelikle El- Kaide, 2012’de El- Nusra cephesi adında Suriye kolunu kurmuştur (al-Khatieb, 2014) (ABOUZEID, 2014). Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütü PKK ise Suriye’de de silahlı yapılanmasını oluşturmuştur: YPG (Global Post, 2014). Irak El-Kaidesi ile El-Nusra güç kazanınca, Irak El- Kaidesi’ nin lideri El-Bağdadi, İŞİD’ i formülize etmiştir (Çiftçi, 2017). El-Nusra, El-Kaide’ye bağlılığını ilan edip İŞİD’ e katılmamıştır ve ardından El-Kaide’den de bağımsızlığını ilan etmiştir (Çiftçi, 2017). 2017 yılında El-Nüsra ve IŞİD, İsrail kuvvetleri ile birleşerek savaşın Güney Cephesi’ni yürütmüşlerdir (Hamsici, 2015).
2020 yılına gelindiğinde artık Suriye farklı siyasi ve askeri vekalet güçlerinin yönettiği nüfuz bölgelerine ayrılmış durumdadır. Daha önce de bahsedildiği gibi Türkiye’nin faaliyetleri de bu nüfuz bölgelerinin oluşumunda ve süreç boyunca değişiminde etkili olmuştur. Bu etkinin Türkiye’nin Suriye İç Savaşı karşısındaki tutumu ile direkt ilgisi bulunmaktadır. Bu yüzden Türkiye’nin dönem içerisinde evrilen dış politika davranışlarını ve bu davranışların ardındaki sebepleri anlamakta önem arz etmektedir.
Türkiye’nin Süreç İçerisindeki Tutumu
Türkiye’nin Suriye İç Savaşı sırasındaki politikalarını üç döneme ayırarak inceleyebiliriz:
1. Angajman Dönemi: Türkiye, olayların başlangıcında, yakın dönemdeki iyi ilişkiler sebebiyle angajman politikası uygulamayı yeğlemiştir. Verilen kararda, iki ülkenin geçmişteki (Özellikle Beşşar Esad İktidarı ile gelişen) iyi ilişkilerinin varlığı etkili olmuştur. Bu durum, bölgedeki diğer ülkeler ile uyumlu bir politika olmuştur. Ne var ki; Batı ülkeleri direkt bir rejim değişikliği öngörmüş ve Rusya-İran gibi ülkeler ise Rejimin devamlılığını desteklemiştir. Her şekilde; Türkiye, bu dönemde Suriye Rejiminden reform talebinde bulunmakla yetinmiştir. Bu dönem; krizin başından, 2012’ye -Türk F-4 Phantom Uçağı’nın düşürülmesine- kadar olan zamanı kapsamaktadır (CNN Türk, 2012). Yine aynı yıl içerisinde, Suriye Rejim Güçleri tarafından gerçekleştirilen Hume Katliamı sonrası Türkiye, Suriye ile diplomatik ilişkilerini askıya almış ve Suriyeli diplomatların ülkesini terk etmesini istemiştir (BBC, 2012)
2. Baskı ve İzolasyon: Türkiye, çok geçmeden Batı ve Körfez ülkeleri ile ortak bir politika izlemeye başlamıştır: Suriye’de rejim değişikliği talep etmiştir. Bu vesileyle Muhalif güçlerin bir numaralı destekçisi olarak ön plana çıkmıştır. Bu değişimde, Suriye’deki durumun Türkiye’yi de etkilemeye başlamasının rolü vardır (Düşürülen F-4 Phantom Uçağı bu etkilerin bir örneğidir). Bunun yanı sıra; yaşanan çatışmalar esnasında Türkiye’ye düşen mermi ve toplar da olmuş, Türkiye de bu durumlara karşılık vermiştir (Hürriyet, 2012). Bu gelişmeleri takiben TBMM tarafından Türk hükümetine 2014’te Suriye’ye müdahale konusunda tezkere verilmiştir ve bu tezkere zaman içerisinde 2025’e kadar uzatılmıştır (Balta, 2023). Bu süreç 2012 yılından 2016 yılına kadar olan dönemi kapsamaktadır.
3. Güvenlik Politikaları ve Göç: 2015 itibariyle Türkiye’nin politikaları Suriye’nin yeni gerçekliği ile uyumlu hale gelmiştir. Geçmişe kıyasla daha güvenlik odaklı bir politika izlenmeye başlamıştır. Göç hareketlerine karşın düzenleyici politikalar (Başlangıçta engellemek üzerine olsa da 2016 itibariyle güvenli bölgelere yerleştirme ve sonrasında da açık kapı politikası kendini göstermiştir. (ERDOĞAN, 2020)) ve terörle mücadele bu dönemde en çok kendini gösteren öncelikler olmuştur.
Ağustos 2016 itibariyle Türkiye, Suriye’ye müdahaleler gerçekleştirmiş ve terörle (özellikle IŞİD veya YPG/PKK) mücadele etmiştir. Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı Harekâtı (Kaplan, 2017), Ekim 2017’de İdlib Operasyonu (Sözcü, 2017) ve 2018’de de Zeytin Dalı Harekâtı (Koparan & Kako, 2020) yapılmıştır.
2019’da Barış Pınarı Harekâtı ile Fırat’ın doğusuna müdahale edilmiş (Orhan, 2024) (Duvar, 2019) ve 2020’de de Barış Kalkanı Harekâtı (Özer, 2020) gerçekleştirilmiştir. Bu vesileyle Türkiye ve Rusya arasında “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol” adı altında ateşkes imzalanmıştır (Çam, 2020).
Yakın Zamandaki Gelişmeler
Türkiye, Şubat 2020’de Bahar Kalkanı Harekâtı ile Rejim ve Muhalif güçler arasında bir denge kurulması ile sonuçlanacak askeri müdahale gerçekleştirmiştir (Özer, 2020). Bu denge durumu, 2022’den itibaren değişmeye başlamıştır.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın çıkmasıyla beraber Rusya, Suriye’deki güçlerini anakarasına çekmek durumunda kalmış (Orhan, 2024); Ekim 2023 itibariyle başlayan Hamas-İsrail Savaşı ise İran destekli milis güçlerinin Lübnan’a kaydırılmasına yol açmıştır (Orhan, 2024). Bu gelişmeler sonucunda Suriye’de Esad Rejimini destekleyen güçlerin boşluğu kendini belli etmiştir.
Gazze Savaşı’nın en nihayetinde Lübnan’a taşması (ki İran’ın Suriye’deki kuvvetlerini kaydırmasının ardındaki sebep budur) da Suriye’nin bir cephe ülkesi olmasına yol açmıştır (Orhan, 2024). Bu durum, Beşşar Esad Rejimi’ nin oldukça yıprandığı ve zayıfladığı bir dönemde daha da aşağı çekici bir etki yaratmıştır.
Bu sebeplerden ötürü; muhalif güçlerin 27 Kasım 2024 itibariyle başlattığı harekât, kayda değer bir direniş ile karşılaşmadan (En nihayetinde Suriye, geçmişte havadan Rusya ve karadan da Hizbullah-İran sayesinde askeri savunmasını sürdürürken, artık bu desteklere sahip değildi. Böyle bir pozisyondayken de direnç gösterme gücüne sahip değildi.) -Şam dahil- bölgesel bir kontrol imkânı sağlamıştır. Dengeler aleyhine gelişen Suriye Rejimi çökmüş ve Beşşar Esad da ülkeden kaçmıştır (Orhan, 2024).
Bu da yeni rejimin nasıl ve kim(ler) tarafından oluşturulacağı sorusunu gündeme getirmiştir.
Şimdi Ne Olacak?
Esad sonrasındaki siyasi geçiş sürecinin nasıl şekilleneceği; bu süreci hangi aktörlerin yönlendireceğine, rejimin çöküşünde rol oynayan farklı grupların aralarındaki uyum düzeyine ve bölgesel ya da bölge dışı aktörlerin Suriye’deki süreci hangi doğrultuda yönlendirmek isteyeceklerine bağlı olacaktır.
İdlib’ de ise silahlı bir muhalif hareket olmakla beraber, süreç ayrı ilerlemiştir. Çok parçalı bir yapı olmasına rağmen bu gruplar arasından Heyet Tahrir Şam (HTŞ), öne çıkmış ve Kurtuluş Hükümetini kurmuştur (Orhan, 2024). Esad’ı 12 günde yıkıma götüren askeri harekata da HTŞ öncülük etmiştir. HTŞ’ nin yanı sıra SMO da YPG/PKK’ya karşı bir taarruz başlatmış ve Halep’e doğudan girmişlerdir. Ardından da HTŞ saflarına katılım sağlanmıştır. Her şekilde, HTŞ, -bir öncülük görevi üstlenmesinden ötürü- yeni düzenin kurulmasında önem sahibi bir aktör olacaktır.
Sürdürülebilir ve kalıcı iktidarın sağlanmasında güç dengelerinin nasıl olacağı önemlidir. HTŞ lideri Ahmet Eş-Şara (Colani olarak da bilinir), şu anki geçici hükümetin başkanı olarak görev almaktadır ve Mart 2025 itibariyle de kurulmuş olan hükümet kabinesini açıklamıştır (BBC , 2025). Süreçte kendini etkili bir aktör olarak gösteren ve Suriye’nin sınır komşusu olan Türkiye ise bu durumu tasvip ettiğini belirtmiştir (BBC , 2025).
Türkiye’nin yeni Suriye’nin kuruluşunda kendini daha etkin yapmaya yönelik bir girişimi olduysa da bu -İç Savaş esnasında da yokluğunu pek de hissettirmeyen- İsrail’in varlığı tarafından engellenmiştir: Türkiye, Suriye’nin orta kesimlerinde bir hava savunma sistemi kurulmasına yönelik teklifte bulunmuş olsa da bu durum İsrail’in hareket kapasitesini kısıtlayacağından Suriye Geçici Hükümeti tarafından reddedilmiştir (Lister, 2025).
Esad’ın düşüşünden itibaren Suriye üzerine düzenlediği hava harekatları (Lister, 2025) da göz önünde bulundurulduğunda, İsrail’in bu yeni kurulum sürecinde etkin olacağı zaten belliydi şeklinde yorumlanabilmektedir. Bu da Türkiye ve İsrail arasında, Suriye üzerinde bir yönetim mücadelesinin yaşanacağının sinyallerini vermiştir.
Ne var ki; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Suriye’de, İsrail dahil, herhangi bir ülke ile çatışma niyetimiz yoktur.” açıklaması Türkiye’nin gelecek tutumu hakkında kamuoyu düşüncelerini oluşturmuştur. Ancak Fidan, aynı konuşmanın devamında “Suriye’nin tekrar, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit edecek bir iç karışıklığa, operasyona, provokasyona maruz kalmasını da izleyemeyiz. Sadece bakmakla yetinmeyiz.” şeklinde bir açıklamada da bulunmuştur. Bu açıklamanın yorumlanmasında Türkiye’nin Suriye İç Savaşı’ndaki politika değişikliklerine (Özellikle İzolasyon Politikalarından Güvenlik Politikalarına geçişe) bakarak yorumlamada bulunmak yanlış olmayacaktır.
Her şekilde Türkiye’nin Suriye’de kurulan yeni rejimin bağımsızlığını destekler bir yaklaşımda bulunacağını düşünmek çok da yanlış olmayacaktır. Öte yandan Suriye’de yaşanan, yeni rejimin karşıtı, başkaldırılar da mevcuttur (Alarabiya English, 2025) (Güngör, 2025). Bu başkaldırıları, “Esad yanlısı” olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır (Alarabiya English, 2025). Bu başkaldırılar, Eş-Şara Rejimi ile isyancıların çatışmaları ile sonuçlanmış ve çok sayıda sivilin (ki bu sivillerin Arap Alevileri ve Dürzileri kapsadığı belirtilmiştir) de öldürülmesi ile sonuçlandığı kamuoyuna aktarılmıştır (Alarabiya English, 2025).
Bu noktada Hükümet ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında anlaşmaya varılmaya çalışılmışsa da pek de bir sonuç elde edilememiştir (Güngör, 2025).
Bir iç savaş sonucu kurulan yeni bir hükümetin isyanlarla karşılaşıp şiddetle karşılık vermesi beklenmedik bir durum olmasa da bu sürecin yeni Suriye’nin şekillenmesinde bir etki yaratacağını söylemek yanlış olmayacaktır.
Suriye’de kurulmaya çalışılan devlet düzenine bakıldığında ise üniter bir yapı kaygısı öngörülmektedir. Ancak bu durum, hala güç sahibi olan YPG/PKK’nın tam anlamıyla tasfiye edildiği anlamına gelmez. Nitekim Kürt liderliğinde oluşan ve Suriye’nin kuzeyinde etkili olan SDG, yeni kurulan yönetime entegre olacağını bildirmiştir (BBC, 2025). Bu da yeni Suriye’nin, 2003 sonrası Irak’a kıyasla bakıldığında üniter bir yapı kurabileceğinin bir göstergesidir.
Sonuç
Genel haliyle bakıldığında; Suriye İç Savaşı, Arap Baharı’nın son aşaması olarak görülebilir. Ancak bunca dış ülkenin taraflara destek vermesi veya bizzat kendi askerlerini Suriye’nin egemenlik bölgesinde serbestçe hareket ettirmesi bize bunun yalnızca bir “iktidar karşıtı ayaklanma”‘dan fazlası olduğunu göstermektedir. Dünyanın kültürler üzerinden ayrıldığı günümüzde hem farklı kültürlerin (ayrılıkçı milliyetçi örgütler ile dini yapılanmalar) hem de tarih boyunca etki sahibi olmuş ülkelerin varlığı, Suriye İç Savaşı’nı adeta bir “mikro dünya savaşı” olarak algılamamızı sağlamaktadır.
Bu sebeple Beşşar Esad Hükümeti’nin devrilmesi ve yerine kurulacak yeni düzen üzerine yapılacak tartışmalarsa daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü İspanyol İç Savaşı’nın İkinci Dünya Savaşı’nın bir provası gibi görülmesi tesadüf olmadığı gibi Suriye İç Savaşı ve ardından kurulacak düzen de küresel politikaların geleceği açısından bir “ön gösterim” özelliği taşıyor olabilir.
Esad’ın yıkılmasını sağlayan ise yalnızca 12 günlük bir askerî harekât değildir. Günümüz dünyasında iktidarların, halklarının iradesi ile kendilerine meşruiyet sağladığını göz önünde bulundurduğumuzda Esad Rejimi’ nin bundan da yoksun olduğunu görebiliriz (Suriyelilerin oluşturduğu göç dalgası bunun açık bir örneğidir.).
Dahası; on üç yılı aşkın süren Suriye İç Savaşı, Rejim’ in kaynaklarının (gerek askeri gerekse de maddi) da tükenmesine sebep olmuş ve dışa bağımlı bir yapıya ulaşmasıyla sonuçlanmıştır. Bağımlı hale geldiği dış güçlerin desteğini de aşamalı olarak kaybedince, geriye Rejim’ i ayakta tutacak bir dayanak kalmamıştır.
En nihayetinde yeni rejimi kuran HTŞ ise İç Savaş boyunca etkin olan diğer iç ve dış güçlerle masaya oturmak durumundadır ki nitekim oturmuştur da. Bu bağlamda Rusya ve İran kendilerini göstermeseler de Türkiye, İsrail, SDG gibi aktörler dün ve bugün etkin oldukları gibi yarın da etkin olacaklardır. Bu süreç içerisinde içeride uyuşmazlıkların çıkmasının kaçınılmaz olduğu gibi Eş-Şara Yönetiminin bu krizleri nasıl yönettiği de hem yönetiminin geleceğini etkileyecek hem de tarihe nasıl geçeceğini belirleyecektir.
Ali Uygar Aydoğdu (2025).
*Analizlerdeki fikirler yazarına aittir ve İstihbarat ve Güvenlik Araştırmaları Merkezinin editöryal politikasını yansıtmamaktadır.
Kaynakça
ABOUZEID, R. (2014, 06 23). The Jihad Next Door. Politico Magazine: https://web.archive.org/web/20160410051340/http://www.politico.com/magazine/story/2014/06/al-qaeda-iraq-syria-108214_full.html#.V-f1JvmLSt8 adresinden alındı
Alarabiya English. (2025, 03 07). Syria’s al-Sharaa urges Alawites to surrender after deadly clashes. Alarabiya News: https://english.alarabiya.net/News/middle-east/2025/03/07/monitor-says-syria-security-forces-executed-52-alawites-in-latakia- adresinden alındı
al-Khatieb, M. (2014, 07 18). Nusra Cephesi ile IŞİD yabancı cihatçıları çekmek için yarışıyor. Al Monitor: https://web.archive.org/web/20160410051340/http://www.politico.com/magazine/story/2014/06/al-qaeda-iraq-syria-108214_full.html#.V-f1JvmLSt8 adresinden alındı
Balta, A. (2023, 10 17). Irak ve Suriye tezkeresi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/politika/irak-ve-suriye-tezkeresi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/3023343 adresinden alındı
BBC . (2025, 03 31). Suriye’de geçiş hükümeti kuruldu: Dışişleri Bakanlığı ‘memnuniyetle’ karşıladı. BBC News Türkçe: http://bbc.com/turkce/articles/cewglyzexgdo adresinden alındı
BBC. (2012, 05 30). Türkiye Suriyeli diplomatları geri gönderiyor. BBC News Türkçe: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/05/120530_syria_turkey adresinden alındı
BBC. (2016, 04 11). Syria: The story of the conflict. BBC: https://www.bbc.com/news/world-middle-east-26116868 adresinden alındı
BBC. (2025, 03 10). Erdoğan’dan Şam-SDG anlaşması mesajı: ‘Doğru yönde bir adım’. BBC News Türkçe: https://www.bbc.com/turkce/articles/c4g0pn88wy1o adresinden alındı
CNN Türk. (2012, 06 22). Türk savaş uçağı Suriye karasularında düştü. CNN Türk: https://www.cnnturk.com/turkiye/turk-savas-ucagi-suriye-karasularinda-dustu-73657 adresinden alındı
Cumhuriyet. (2012, 08 10). İngiltere muhaliflere yardımı artırıyor. Cumhuriyet: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ingiltere-muhaliflere-yardimi-artiriyor-363244 adresinden alındı
Çam, Ö. T. (2020, 03 05). Türkiye ve Rusya İdlib’de ateşkes üzerinde anlaştı. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/bahar-kalkani-harekati/turkiye-ve-rusya-idlibde-ateskes-uzerinde-anlasti/1756201 adresinden alındı
Çiftçi, E. B. (2017, 09 26). IŞİD: OLUŞUM, KURULUŞ VE DEVLETLEŞME SÜREÇLERİ. Lectio Socialis, s. 44-58.
Duvar. (2019, 11 21). Hulusi Akar: 600 yerleşim yeri kontrol altına alındı. Gazete Duvar: https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2019/11/21/hulusi-akar-600-yerlesim-yeri-kontrol-altina-alindi adresinden alındı
ERDOĞAN, M. M. (2020, 02 28). Türkiye’deki Suriyeliler: 9 Yılın Kısa Muhasebesi. Perspektif: https://www.perspektif.online/turkiyedeki-suriyeliler-9-yilin-kisa-muhasebesi/ adresinden alındı
Ereli, G. (2024, Aralık). KÖRFEZ-SURIYE İLIŞKILERINDE 8 ARALIK 2024 ÖNCESI/SONRASI. SURIYE’DE YENI DÖNEM: GÜNCEL DINAMIKLER VE BÖLGESEL ETKİLER, s. 35-38.
Global Post. (2014, 10 08). YPG: The Kurdish militia battling IS jihadists for Syria town. Global Post: https://web.archive.org/web/20141021135618/ – http://www.globalpost.com/dispatch/news/afp/141008/ypg-the-kurdish-militia-battling-jihadists-syria-town adresinden alındı
Güngör, Ö. (2025, 03 20). Gazeteci Sever: Suriye’de İsrail-Türkiye arasında rekabet başladı. Politika Haber: https://politikahaber.com/gazeteci-sever-suriyede-israil-turkiye-arasinda-rekabet-basladi/ adresinden alındı
Hamsici, M. (2015, 05 05). ÖSO: Fetih Ordusu ile birlikte hareket ediyoruz. BBC Türkçe: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/05/150503_osama_abu_zaid_oso_suriye_roportaj adresinden alındı
Hasasu, C. (2016, Şubat 11). ‘ABD izledi, Rusya vurdu, PYD aldı’. AlJazeera Türk: https://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/abd-izledi-rusya-vurdu-pyd-aldi adresinden alındı
Hürriyet. (2012, 10 06). Suriye’ye yine karşılık verildi. Hürriyet.com.tr: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/suriyeye-yine-karsilik-verildi-21633715 adresinden alındı
Kamal Kassam, M. B. (2015, 05 16). Syrians of today, Germans of tomorrow: the effect of initial placement on the political interest of Syrian refugees in Germany. Frontiers in Political Science: https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fpos.2023.1100446/full adresinden alındı
Kaplan, E. (2017, 03 29). MGK: Fırat Kalkanı Harekatı başarıyla sonuçlandı. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/mgk-firat-kalkani-harekati-basariyla-sonuclandi/782654 adresinden alındı
Koparan, Ö., & Kako, A. (2020, 01 19). Zeytin Dalı Harekatı’nın ikinci yıl dönümü. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/zeytin-dali-harekatinin-ikinci-yil-donumu/1707348 adresinden alındı
Lister, C. (2025, 03 27). Israel Is Escalating Its War in Syria. Foreign Policy: https://foreignpolicy.com/2025/03/27/israel-syria-druze-war-assad/ adresinden alındı
Orhan, D. O. (2024, Aralık). BAAS REJIMI YIKILDI: YENİ SURİYE YENİ ORTADOĞU. SURIYE’DE YENI DÖNEM: GÜNCEL DİNAMİKLER VE BÖLGESEL ETKİLER, s. 03-06.
Özer, S. (2020, 03 01). Bakan Akar: İdlib’de başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı başarıyla sürdürülmekte. Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/bahar-kalkani-harekati/bakan-akar-idlibde-baslatilan-bahar-kalkani-harekati-basariyla-surdurulmekte/1750603 adresinden alındı
Sözcü. (2017, 10 13). İdlib operasyonu başladı. Sözcü: https://www.sozcu.com.tr/son-dakika-haberi-idlib-operasyonu-basladi-wp2046895 adresinden alınd