
Nepal’de siyasi ve toplumsal kriz, beklenmedik bir sonuca evrildi. Nepal’de son günlerde yaşanan gelişmeler, sosyal medya yasağıyla başlayan ama kısa sürede siyasi ve toplumsal krize dönüşen bir sürecin sonucu. Hükümetin Facebook, Instagram, WhatsApp, YouTube ve X gibi platformlara erişimi engellemesi, özellikle genç nüfusun tepkisini çekti. Başkent Katmandu başta olmak üzere pek çok şehirde kitlesel protestolar düzenlendi, kamu binaları ve başbakanın evleri ateşe verildi. Cezaevlerinden toplu kaçışların yaşanması, güvenlik krizini derinleştirdi ve ordu doğrudan müdahaleye başladı.
Nepal’de siyasi dönüşüm…


Yerine geçici olarak ülkenin ilk kadın başbakanı Sushila Karki atandı.
Hükümet, sosyal medya yasağını ve sokağa çıkma kısıtlamalarını kademeli olarak kaldırdı. Ancak yaşananlar, toplumun sabrının sınırına geldiğini ve mevcut siyasi düzenin ciddi bir meşruiyet krizine girdiğini gösteriyor. İşin özü; Nepal’de patlak veren bu dalga sadece bir “sosyal medya yasağına isyan” değil; yıllardır biriken öfkenin, ekonomik ve siyasi tıkanmışlığın sokaklara taşmış haliydi.

Buraya kadar normal. Benzer olaylar Fransa gibi bir Avrupa ülkesinde de görülebiliyor. Ama bu, Nepal’deki olayların 2000’lerin başındaki ‘Turuncu Devrim’den veya 2010’ların ‘Arap Baharı’ndan ayıran farklı muharrik güç kaynakları olduğu anlaşılıyor. Her ne kadar Türk Devleti, bu konu da resmi açıklama yapmasa da bazı yabancı yayın organlarında Türkiye’nin Nepal’deki iktidar değişikliğinde etkin rol üstlendiği iddia ediliyor. Aslında Türk Devletleri Teşkilatı ve Pakistan’ın ortak organizasyonu gibi görünüyor.
Türkiye, bu işin neresinde?
İngiliz istihbaratı ne yapmak istiyor?
Greek City Times, yüzeyde sadece Yunan kültürünü ve diasporasını öne çıkaran bir yayın gibi görünse de özellikle Avustralya ve İngiltere kaynaklı istihbarat perspektifinden incelendiğinde, çok daha stratejik bir işlev kazanıyor. Bu işlev, Nepal’deki son siyasi ve toplumsal olaylarda dolaylı bir rol oynamış gibi. Avustralya, Asya-Pasifik bölgesindeki etkisini artırmak isteyen İngiltere’nin stratejik ortağıdır.
Greek City Times gibi medya organları, belirli topluluklara ulaşmak için düşük profilli ama etkili bir kanal sağlıyor. İngiliz ve Avustralya istihbaratı açısından düşük profilli bir ‘operasyonel kanal’ı. İngiliz ve Avustralya gizli servisleri açısından Greek City Times’ın sadece bilgi ve haber yayma platformu değil, aynı zamanda veri toplama, kamuoyu algısı oluşturma ve kriz anında yönlendirme aracı olduğu anlaşılıyor. İngiliz ve Avustralya servisleri, bu mecrayı hem kamuoyu oluşturmak hem de diğer aktörler üzerinde psikolojik etki yaratmak için kullanıyorlar.
Greek City Times’deki haberin içeriği…
Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiyesi, Hindistan sınırına yakın Himalaya bölgesinde, nüfusunun çoğunluğu Hindu olan Nepal üzerinden, bölgedeki Müslüman nüfusu etkileme stratejisi yürütüyor. Türkiye’nin bu amaç doğrultusundaki faaliyetlerinde öne çıkan bazı unsurlar şunlar:
Himalayan Education and Welfare Society adlı sivil toplum kuruluşu, Türkiye ile bağlantılı İHH İnsanî Yardım Vakfı gibi kuruluşlardan yıllık yaklaşık 200.000 dolar mali destek alıyor.
Nepal güvenlik birimleri, birçok yabancının geçerli çalışma izni olmadan Kur’an eğitimi verdiğini tespit etmiş durumda. Lalitpur’da yapılan denetimlerde, özellikle fakir ve yetim çocuklar Kapilvastu, Sarlahi, Rautahat, Banke ve Dang gibi bölgelerden, Himalaya Education and Welfare Society’ye ait yurtlara alınarak, bu çocuklara dini eğitim ve potansiyel olarak dönüştürme amaçlı faaliyetler düzenlendiği iddia ediliyor.
Nepal hükümeti, bu tür dini eğitim ve yardım kuruluşlarının yabancı fonlarından kaynaklanan faaliyetleri izlemek üzere detaylı soruşturmalar başlattı ve yabancı kuruluşların finansmanı konusunda düzenlemeleri sıkılaştırmayı değerlendiriyor.
Hindistan’ın sınır bölgelerindeki güvenlik ve istihbarat birimleri, Pakistan ile birlikte Türkiye destekli İslamist grupların, camiler, medreseler, yetimhaneler ve İslami merkezler kurarak, bunların lojistik, iletişim, barınma gibi altyapılarla Hindistan’a yönelik potansiyel nüfuz, radikalleşme ya da başka tehdit öğeleri için kullanılabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye’nin bu faaliyetlerinde, Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve İHH gibi kuruluşların yanı sıra, SADAT gibi özel paramiliter örgütlerle de bağlantılar kurulduğu; bu kuruluşların Hindistan-Nepal sınır bölgesindeki İslamist örgütlerle işbirliği içinde olduğu iddia ediliyor. Türkiye’nin Nepal’de faaliyet göstermesinin ve Hindistan’daki 200 milyon Müslüman üzerinde dolaylı etki arayışının nedenleri birkaç boyutta okunabilir.
Türkiye’nin Nepal’deki faaliyetleri…
Middle East Forum’da yayınlanan “Turkey Targets Nepal as Part of Its Growing South Asia Strategy/Türkiye, Güney Asya Stratejisinin Büyüyen Bir Parçası Olarak Nepal’i Hedefliyor” başlıklı makale, Türkiye’nin Güney Asya’daki nüfuzunu artırma stratejisinin bir parçası olarak Nepal’e yönelik faaliyetlerini ele alıyor.

Nepal, çoğunluğu Hindu olan bir ülke olmasına rağmen, Türkiye’nin pan-İslam girişimleri için yeni bir odak noktası haline gelmiş durumda. Himalaya Eğitim ve Yardım Derneği gibi yerel STK’ların, Türkiye merkezli İHH İnsani Yardım Vakfı gibi yabancı İslamcı kuruluşlardan yıllık yaklaşık 200.000 dolar civarında finansman aldığı belirtiliyor.
Nepal yetkilileri, yabancı dini öğretmenlerin geçerli çalışma izni olmadan Kur’an eğitimi vermesi ve yoksul, çoğunlukla yetim çocukları bölgelere çekerek dini yönden etkileyip dönüştürmeleri iddiaları üzerine detaylı soruşturmalar başlatmış durumda. Lalitpur’da yapılan baskınlarda bu tür faaliyetlerin yürütüldüğü yurtlar tespit edildi.
Nepal hükümeti, özellikle insani yardım ve dini eğitimle uğraşan STK’lara yönelik yabancı fonların kısıtlanması seçeneklerini değerlendiriyor. Bu durum, yabancı İslamcı grupların artan etkisine karşı bir önlem olarak görülüyor. Ayrıca, Hindistan-Nepal sınırındaki güvenlik ve istihbarat birimleri, Türkiye destekli dini faaliyetlerin artışından endişe duyuyor. Sınır bölgesinde Pakistan ve Türkiye destekli İslamcı grupların ve merkezlerin yayılması, radikalleşme, dönüşüm, demografik değişim ve güvenlik riskleri açısından alarm yaratıyor.

Raporda, Türkiye merkezli STK’ların Nepal’deki İslamcı gruplara verdiği desteğin, Türk istihbaratı ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından desteklendiği ifade ediliyor. Bu durum, Ankara’nın insani yardım, dini ve eğitim projeleri görünümü altında İslamcı gündemini ilerletmesine olanak sağlıyor. Genel olarak makale, Türkiye’nin Nepal’deki etkisini artırma çabalarını ve bu çabaların yerel yetkililer ile komşu ülkeler tarafından güvenlik kaygıları yaratmasını özetliyor.
Stratejik, ideolojik ve diplomatik perspektifler…
Türkiye’nin Nepal’deki faaliyetleri birkaç boyutta değerlendirilebilir. Buna göre stratejik derinlik ve yeni nüfuz alanı arayışı ekseninde Türkiye, Hindistan ve Çin arasında üçüncü oyuncu olarak konumlanmak istiyor.
Ayrıca Hindistan’daki Müslüman nüfus üzerinden etkin rol üstlenmek isteğini gizlemiyor. Nepal üzerinden dolaylı nüfuz sağlama ve Pakistan rolünü tamamlayıcı hamleler, Türkiye’yi İslam dünyasındaki liderlik mücadelesinde öne çıkaracaktır.
Ümmetin liderliği/Hilafet söylemi çerçevesinde Güney Asya Müslümanlarına yönelim her geçen gün belirginleşiyor. Nitekim bu kapsamda STK ve insani diplomasisi önem kazanıyor.

Mesela TİKA, İHH ve Diyanet faaliyetleriyle uzun vadeli kültürel ve ideolojik nüfuza sahip oluyor.
Doğu Türkistan meselesi ve Çin ile denge politikası…
Türkiye, Pekin ile ilişkilerde ekonomik çıkarları ve jeopolitik dengeyi korumak amacıyla Uygur Türkleri meselesini dondurma stratejisiyle yürütüyor. Bu yaklaşım, kısa vadede ekonomik avantaj sağlasa da içeride diasporanın ve Batı’nın tepkisini topluyor. Doğu Türkistan konusunda Ankara’nın sessizliğinin temelinde Çin’le büyüyen ticaret hacmi, altyapı yatırımları ve Kuşak-Yol hattı üzerinden elde edilebilecek fırsatlar bulunuyor.
Türkiye, uzun vadede bu ekonomik avantajları kaybetmemek için Pekin’i doğrudan karşısına alacak bir politika yürütmekten kaçınıyor. Uygur meselesi, zamanla daha düşük tonda dile getirilmeye başlanmış, diaspora üzerindeki hareket alanı daraltılmış ve Çin’le ikili temaslarda daha uyumlu bir dil kullanılmıştır. Bu noktada Türkiye, Atlantik Paktı’nın yönlendirmesi dışında alternatif bir strateji geliştirmiştir.
Türkiye-Pakistan askeri işbirliği ve Hindistan…
Buna paralel olarak Türkiye, Nepal gibi Hindistan’ın görece az dikkat çeken ama stratejik açıdan önemli komşusunda insani yardım, eğitim ve dini kurumlar üzerinden varlık göstermeye çalışıyor. Bu faaliyetler, Hindistan’daki geniş Müslüman nüfusla dolaylı bağ kurmak ve Güney Asya’da uzun vadeli nüfuz tesis etmek için bir araç işlevi görüyor.

Türkiye’nin kullandığı yöntemler arasında TİKA ve İHH gibi kurumların sağladığı projeler, dini eğitim kurumlarının açılması, burslar ve cami-medrese faaliyetleri öne çıkıyor. Bu tür adımlar, doğrudan Çin’i hedef almıyor; fakat uzun vadede Çin’in çevresindeki nüfuz alanlarını daraltan, yani yumuşak güç aracılığıyla Pekin’i dolaylı olarak yıpratan bir etki yaratabilir.
Ankara’nın bir yandan Pekin ile ekonomik çıkarlar uğruna hassas dosyaları dondururken, diğer yandan Güney Asya’da ideolojik ve kültürel nüfuz arayışına yönelmesi, çok yönlü ve uzun vadeli bir stratejinin işaretidir. Ankara’nın tercih ettiği yöntem, doğrudan çatışmadan kaçınarak “sessizlik karşılığında kazanç” elde etmek ve başka coğrafyalarda ideolojik alan açmak üzerine kurulu bir denge politikasıdır.
Tarihsel Perspektif: Babür İmparatorluğu ve kültürel nüfuz…
Üç boyutlu strateji…
Hiç şüphesiz toplam nüfusları 4 milyara ulaşan Çin Halk Cumhuriyeti ile Hindistan, Avrasya jeopolitiğini kendi çıkarlarına göre şekillendirmeyi amaçlayan yayılmacı politikalar izlemektedir. Bu politikaların frenlenmesinde Türk Devletleri Teşkilatı’nın müşterek operasyonel kabiliyeti ve küllî iradesi etkin olmuştur.
***
Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com
омюр челикдёнмез, Дикгазете
Seçilmiş Kayknakça
https://hwojk.org.in/about.html
https://azat.tv/en/sushila-karki-nepal-first-female-pm-crisis/
https://www.linkedin.com/company/greek-city-times?originalSubdomain=au
https://greekcitytimes.com/2025/09/12/turkey-nepal-india-million-muslims/
https://www.mfa.gov.tr/sub.en.mfa?b4050ec7-2e48-46f7-bd2c-6d6dd2bb7ed3
https://www.tagesschau.de/ausland/asien/nepal-proteste-ausgang-100.html
https://kathmandupost.com/columns/2025/05/29/turkey-s-overreach-in-south-asia
https://www.freiheit.org/south-asia/nepals-democratic-transition-turbulent-promising
https://www.ledevoir.com/monde/asie/915939/quelles-sont-raisons-derriere-revolte-nepal
https://www.meforum.org/mef-observer/turkey-targets-nepal-as-part-of-its-growing-south-asia-strategy