Atatürk’ün “Fikir Babam” dediği Mehmet Ziya Gökalp 48 yaşında, 25 Ekim 1924 tarihinde ölmüştü.
Turancılıktan başlayan Türkiye Türkçülüğüne, kültür, dil ulusçuluğuna evrilen milliyetçilik anlayışının öncüsü değerli yazar, şair ve bilim insanı aydınımızı yorulup bu dünyadan ayrılmasının 101. yıldönümde saygı ve sevgi ile anıyoruz.
25.10.2025
***
MEHMET ZİYA GÖKALP’’İN HATIRLANMASI GEREKEN DÜŞÜNCELERİ:
· Türkçemizin, okumuşlarca özensiz yazıp konuşulduğu; Okula, Orduya, Camiye siyasetin sirayet ettiği süreçte Vatan Şiirindeki “Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,/ Köylü anlar manasını namazdaki duânın…/ Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur’ân okunur./Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın./ Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!” mısraları hatırlanmalıdır.
· 24 Ocak 1980’den beri siyasi iktidarların, 60 yılda yoktan var edilmiş tüm kamu tarım, sanayi, ticari varlıklarının ve milli servetlerinin yok pahasına yandaşlara devredilip Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mülksüzleştirildiği süreçte VATAN Şiirindeki “ Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermaye, San’atına yol gösteren ilimle fen Türk’ündür; Hirfetleri (zanaat ehli) birbirini daim eder himaye; / Tersaneler, fabrikalar, vapur, tren Türk’ündür, / Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın! “ mısraları hatırlanmalıdır.
· M.Z. Gökalp Müzesi, HDP’nin çağrısı üzerine, 6-7 Ekim 2014’te Diyarbakır’da düzenlenen izinsiz gösterilerde PKK’lı teröristlerce yakıldığı hatırlanmalıdır.
MEHMET ZİYA GÖKALP KİMDİR?
Atatürk onun için “Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin Namık Kemal, fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir.” demektedir.
23 Mart 1876’da doğduğu Diyarbakır’da ilk ve orta eğitimini tamamlar.
Lise son sınıfta “padişahım çok yaşa!” yerine “Milletim çok yaşa!” dediği için geçirdi soruşturma nedeni ile eğitimi kesintiye uğrar.
Aldığı özel Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri ile bu dillerde yetkinleşir.
Diyarbakır’da görev yapan Abdullah Cevdet’in (* ) düşüncelerinden çok etkilenir.
1896 yılında gittiği İstanbul’da Baytar mektebine yazılır.
Her duyarlı genç gibi İttihat Terakki Cemiyeti’ne katılır.
Yasak yayınları okuduğu gerekçesiyle bir yıl hapis yatar.
Hapislikten sonra Diyarbakır’a sürgün edilir.
Küçük memurluklar yapar ve amcasının kızı Vecihe ile evlenir.
Kürt İbrahim Paşanın (**) emrindeki Hamidiye Alaylarının hırsızlık, baskı ve yolsuzluklarına karşı halkı örgütler.
Örgütlü halk eylemleri sonucunda Osmanlı paşası görevden alınır.
Örgütlü halk mücadelesini “Şaki İbrahim Paşa Destanı” adlı yapıtında anlatır.
II. Meşrutiyet ilan edildikten sonra İttihat ve Terakki Partisi’nin Diyarbakır şubesinin kurucu başkanıdır. Burada “Peyman” adlı gazeteyi çıkartır.
1909’da Diyarbakır temsilcisi olarak katıldığı İttihat Terakki’nin Selanik Genel Kongresi’nde Parti Merkez Yönetim Kurulu’na seçilir.
Kaldığı Selanik’te gençlere, toplumbilim (sosyoloji) ve felsefe dersleri vererek bir kültür hareketi başlatır.
Bu iki dersin lise müfredatına konmasını sağlar.
Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem’le 1911 yılında “Genç Kalemler” dergisini çıkararak “ Milli Edebiyat” akımını başlatırlar.
1912 yılında, İttihat Terakki Partisi Genel Merkezi İstanbul’a taşınınca o da buraya gelir.
Padişahın dört ay sonra kapattığı Osmanlı Mebusan Meclisi’ne seçildiği Diyarbakır’dan milletvekili olarak katılır.
İstanbul Darül Fünün’da dersler verir.
I. Dünya Savaşı’nda, Osmanlı yenilince 1919 yılında İngilizler tarafından Ermeni soykırımı iddialarıyla tutuklanıp yargılanır.
Mahkeme süresince olanların soykırım değil, karşılıklı öldürme (mukatele ) olduğu tezini savunur.
Önce Limni’ye sonra Malta’ya sürülür.
Bu süreçte sürgün arkadaşlarına, felsefe ve toplumbilim dersleri verir.
Bu dönemde ailesine yazdığı mektuplarını “ Limni ve Malta Mektupları” adıyla yayımlar.
Sürgünden döndüğünde yerleştiği Diyarbakır’dan yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekler.
1923 yılında Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Heyet Başkanlığına atanır. Atatürk’ün isteği üzerine, ikinci dönem TBMM’de Diyarbakır Milletvekili seçilir.
Kültürel ve düşünsel çalışmalarına devam ederken öte yandan da dünya klasiklerinin dilimize çevrilmesi için yoğun çaba harcar.
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 48 yaşında 25 Ekim 1924’te sonsuzluğa göçer.
***
ESERLERİ:
Limni ve Malta Mektupları, Kızıl Elma (1914), Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak (1918), Yeni Hayat (1930), Altın Işık (1927), Türk Töresi (1923), Doğru Yol (1923) [16]
Türkçülüğün Esasları (1923): Eserin ilk baskısı Osmanlı alfabesiyle yayınlanmıştır.[17]
Türk Medeniyet Tarihi (1926, ölümünden sonra), Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (ölümünden sonra), Altın Destan, Üç Cereyan, Hars ve Medeniyet, Kuğular, Felsefe Dersleri [18] (2006 yılında bulundu)
(BU YAZI DERLEMEDİR)
(* ) Abdullah Cevdet: Şair, düşünür, çevirmen, yazar, siyasetçi, laik ve özgür düşünceyi savunur. Türk düşünce hayatında istikrarlı bir biçimde çağdaşlığı savunmuştur.
(**)Kürt İbrahim Paşa: Hamidiye Alaylarını II. Abdülhamid 1891 yılında kurar. Kuruluş amaçları başta Ermeniler olmak üzere gayrimüslimleri saf dışı bırakmaktır. Hamidiye Alayları’nda başta Milan Aşireti başta olmak üzere birçok Kürt aşireti vardır. Devletin kayıtsızlığı ve cezasızlık Milli aşireti için bir imtiyaz olur. Berho Ağa” olarak da bilinen aşiret reisi İbrahim “İbrahim Paşa”lığa terfi ederek, “Berho Ağa” olarak başladığı yaşamında Hamidiye Alayları sayesinde İbrahim Paşa olarak baskı ve zulüm ile saltanatını sürdürür.
