
Kadir Uğur Yılmaz : Fransız Zulmünün Unutulan Sayfası : Madagaskar Katliamı (1947)
10 Eylül 2025
***
Fransa’nın sömürge tarihine bakınca, karşımıza hep aynı tablo çıkar: Kan, gözyaşı ve mezarlar… Cezayir’de olduğu gibi, Afrika’nın öte yakasında, Hint Okyanusu’nun incisi Madagaskar’da da aynı vahşeti görüyoruz. Yıl 1947… İkinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, dünya insan haklarından, özgürlükten, adaletten bahsediyor. Ama Fransa, o yıllarda hâlâ kan döküyordu.
Madagaskar halkı, yıllardır süren sömürünün baskısı altında inim inim inliyordu. Fransız idaresi adanın tüm kaynaklarını sömürmüş, halkı açlığa mahkum etmişti. İnsanlar artık dayanacak gücü kalmadığında, bağımsızlık için ayağa kalktı. İşte o an Fransa, medeniyet maskesini bir kez daha yırtıp attı ve gerçek yüzünü gösterdi.
1947’de başlayan ayaklanma, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Ancak Fransız ordusunun cevabı, tarihin en kanlı katliamlarından biri oldu. Köyler yakıldı, halk topluca kurşuna dizildi, kadınlar ve çocuklar acımasızca katledildi. Fransızların resmi rakamları bile on binlerce insanın öldürüldüğünü söylüyor. Bağımsız kaynaklar ise 100 binden fazla Madagaskarlı’nın öldürüldüğünü yazıyor. Düşünün, ada halkının neredeyse her ailesi bu katliamda bir evladını toprağa verdi.
Bu sadece bir askeri operasyon değildi. Bu, bir milletin sesini tamamen susturma girişimiydi. Fransızlar için Madagaskar halkının özgürlük talebi bir suçtu, o suçu işleyen herkes yok edilmeliydi. İşte bu zihniyet, Fransa’nın gerçek medeniyet anlayışıdır.
Peki o yıllarda Avrupa ne yaptı? Hiçbir şey. Savaş sonrası insan haklarından nutuk atan Batı dünyası, Madagaskar’da dökülen kanı görmezden geldi. Çünkü katliamı yapan, Avrupa’nın “medeniyet önderi” Fransa’ydı. Birleşmiş Milletler sessiz kaldı, Fransa ise katliamı yıllarca gizlemeye çalıştı.
Bugün Fransa çıkıp Türkiye’ye “soykırımcı” diyebiliyor. Ne büyük ironidir ki, kendi yaptığı soykırımların hesabını vermemiş bir ülke, tarihin en temiz mazlum savunucusu olan Türk milletine kara çalmaya kalkıyor. Biz Anadolu’da mazluma kucak açarken, siz Madagaskar’da köyleri yakıyordunuz. Biz Balkanlardan, Kafkaslardan göçen mazlumları bağrımıza basarken, siz Afrika’da çocukları kurşuna diziyordunuz.
Madagaskar katliamı, tarihin derinliklerinde unutulmuş gibi görünüyor. Ama unutmayın: Unutulmuş katliam yoktur, üstü örtülmüş hakikat vardır. Ve o hakikat bir gün mutlaka açığa çıkar. Bugün Madagaskar’da her çocuk, her genç, bağımsızlığının bedelinin kanla ödendiğini biliyor. Fransa’nın adı, o adada hâlâ korkuyla ve nefretle anılıyor.
Ey Fransa! İnsan hakları nutukları atmadan önce dön, kendi tarihe bak. Madagaskar’ın topraklarında hâlâ senin zulmünün izleri var. O izler silinmeyecek, çünkü tarihin hafızası güçlüdür.