Yayınlandı: 08.11.2025 13:04
Güncellendi: 08.11.2025 15:08

TÜRKÇE DOSYASI : 1 Kasım 1928 tarihinde TBMM’ce kabul edilen yeni Türk ABC yasasından günümüze halkın okur yazarlığı üzerine bir derleme

image.png
1 Kasım 1928 tarihinde TBMM’ce kabul edilen yeni Türk ABC yasasından günümüze halkın okur yazarlığı üzerine bir derleme

F. Rıfkı Atay “Bir Osmanlı çocuğunun, ilk eğitim değil, orta ve yüksek mektepler gördükten sonra dahi imla yanlışları yapmaması az rastlanan bir şeydi. İmlası düzgün demek, Osmanlıcada yarı bilgin demekti.” sözleriyle ARAP ALFABESİ’nin ne denli çetrefilli olduğun anlatır.(1)

·     1 Kasım 1928 tarihinde TBMM 1353 Sayılı yasayla yeni Türk ABC yasasını kabul eder. Bu yasa ile yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine Türk ABC olurlanır.

·     Bu yenliğe geniş anlamda Yazaç (harf ) Devrimi denilmektedir.

·     Yeni ABC Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vermektedir.

·     11 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi Bakanlar Kurulu’nca onaylanır.

·     Bu talimatname 24 Kasım 1924 günü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.

·     Bu yönetmeliğin yürürlüğüyle, yüzlerce yıldır ümmi bırakılan Türk milleti için, topyekûn okuma-yazma seferberliği başlatılmış olur.

·     Millet Mektepleri Başöğretmeni olan Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal (*):

-9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul’da Sarayburnu Parkı’nda düzenlenmiş bir şenlik sırasında, Yazaç Devrimini “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul  ediyoruz.(…) Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir.” sözleriyle halka duyurur.

-Yurdun çeşitli yerlerinde, karatahta başına geçerek, halkımıza yeni Türk ABC’sini öğretme seferberliğin en önde yer alır.

·     Genç Türkiye Cumhuriyeti, milleti çağdaş uygarlık düzeyine bir an önce ulaştırabilmek için, eğitim-öğretimi tüm topluma yaygınlaştırmalıydı.

·     Millet Mektepleri Yönetmeliği’nin yürürlüğünden hemen sonra, şehir, kasaba, köyler ve en az 20 kişi çalıştıran kamu ve özel işletmelerde, hapishanelerde, başta okuma-yazma öğretmek amacıyla “Millet Mektepleri” açılır.


·     Buralarda okuma-yazmanın dışında, Hesap ve Ölçüler, Sağlık Bilgisi, Yurt Bilgisi dersleri de verilir

·       1897 tarihli Osmanlı İstatistik Yıllığı’na göre:

–        Osmanlı  coğrafyasında okuryazarlık oranı %10.5’tir.

–        Okur yazarlığı yüksek Balkan coğrafyasının hala bir kısmı Osmanlı toprağıdır.(2)

–        1927 yılında %10,5 olan okuma-yazma oranı, Yazaç Devriminden  7 yıl sonra 1935 yılında %20,4’e yükselir.

·       Okuma; yazaç ve sözcükleri sadece seslendirmek değil, onlara anlam yüklemek işlemidir.

·       2020 yılı istatistiği verilerine göre Türkiye’nin genel öğretim düzeyi :

– Az okuyan nüfus oranı : %63,

– Lise ve üstü okumuş toplamı : %37

– Özet: Türkiye nüfusunun %67’si çok düşük eğitim düzeyinde ve eğitimsizdir.Nüfusun %33’ü lise ve üstü eğitim seviyesindedir.(2 )

Günümüzde okumuşların okumaması gibi tuhaf zamanlar yaşıyoruz.

Bu tuhaf duruma ilişkin Emin Özdemir şöyle demiş:

-Anaokulundan üniversiteye değin dil ve yazın eğitiminden geçilmesine karşın okumayan olur yazarlar yetiştirdik.

– Bunlar okur yazarlar ama okur değiller.

– Okur, okuma yazma becerilerini sürekli kullanan, dil, düşünce, yazınsan değer taşıyan kitapları okumadan edemeyenlerdir.” diyor.(Işık Kansu/Emin Özdemir’le Sözcüklerin Vicdanı  üzerine söyleşisi (Cumhuriyet Kitap Sayı:1210/ 25 Nisan 2023)  

 BU YAZI DERLEMEDİR)

(*) Atatürk soyadı yasası TBMM’de 1934  kabul edilir.

(1) F. R. Atayın Çankaya Kitabı, sf:550
( 2) Burak Karaaslan’ın Doğuştan yükselişe-zirveden çöküşe Osmanlı haritası yazısından.
( 3) Yekta Özcan Özer’in 2020 İtibariyle Türkiye’nin Genel Eğitim Seviyesi İstatistikleri yazısından

image.png