Yayınlandı: 03.04.2026 18:12
Güncellendi: 05.04.2026 14:22

TARİH : Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919’da Ankara’da Seymen Alayı ile karşılanmıştı !!!

image.png

Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919’da Ankara’da Seymen Alayı ile karşılanmıştı !!!

Bu kutlu günde başta Atatürk olmak üzere Kutsal İsyan’ın (*)  ve Cumhuriyet Yönetimi’nin kurulması, Kutsal Barış’ın (**) sağlayan devrimlerin isimsi kahramanlarını saygı, sevgiyle anıyorum.27.12.2025 C.tesi

ÖZET’İN ÖZETİ:

•  Kongresi’nde (4-11Eylül 919) Temsil Heyeti başkanı seçilen M. Kemal ve 15 kişilik üyenin 18 Aralık’ta Ankara’da olması kararlaştırılsa da para, yola çıkacak üç arabanın benzini, yedek( iç, dış) lastiği olmadığı için yolculuk ertelenir.

•  Osmanlı Bankası’ndan bin lira; misyoner okulundan iki çift iç/dış lastik, altı teneke benzin temin edilmesiyle Temsil Heyeti 18 Aralıkta yola çıkar.

•  25 Aralık 1919, Kemal Paşa ve Temsil Heyeti Kırşehir’den Kaman’a gelir. Geceyi burada geçirir. Denizli ve çevresinden gelen binlerce kişi İzmir’in işgalini protesto etmek için toplandılar ve büyük bir miting yaparlar. İngiliz Yüksek Komiserliği baş çevirmeni, “ İslam dünyasında Bolşeviklik ve milliyetçilik hâkimiyetimizi yok edebilir.” raporu gönderir.

• 26 Aralık 1919, Kaman’dan hareket eden Temsil Heyeti Ankara Gölbaşı Beynam köyüne gelir. Gölbaşına doğru hareket ettiyse de, kar yolları kapattığından Beynam’a dönüp geceyi burada muhtarın evinde geçirirler.

• 27 Aralık 1919, Mustafa Kemal  ve Heyet, sabah Beynam köyünden Ankara’ya hareket eder. Öğleden sonra Dikmen sırtlarında Ankara Valisi Yahya Galip Bey, 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ve Ankara’nın önde gelenleri tarafından karşılanır. Başta Seymen Alayı olmak üzere adeta tüm Ankaralılar karşılamaya gelmiştir.

•  Buradan hep birlikte Dikmen sırtlarından Ankara’ya girdiler. Kente girdiklerinde halkın büyük sevgi gösterileriyle karşılanırlar.

• Yeni bir önderin seçilmesini ve yeni bir devletin kuruluşunu, karanlık bir dönemin kapanıp aydınlık bir geleceğin başladığını müjdeleyen bu kutlu gün Oğuz geleneğine göre Kızılca Gün’dür.

• M. Kemal ve Temsil Heyeti bunun için Kızılca Gün sembolleri olan Davul, Sancak, Sinsin ve Seymen Alayı töreni ile karşılanır.

• Oğuz Seymenlik töresinin bu son büyük tören alayıdır.

• M. Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk cemiyetlerine bir telgrafla; Ankara’ya geldiğini, artık Heyeti Temsiliye merkezinin Ankara olduğunu bildirir.

• Bu haberi Ankara Vilayet gazetesi 29 Aralık 1919 tarihli sayısında şöyle haberleştirir: “Bu gündüzü yaratan güneşin fecri, Erzurum’da doğmuş, Sivas’ta parlayarak milleti aydınlattı. Her yer o hakikat güneşine kalbini, ruhunu açtı. Türklük âlemi baştanbaşa tek bir nur kütlesi kesildi.”

• 27 Aralık 1919’dan sonra Ankara Kurtuluş Savaşının merkezi haline gelir. Türk halkının kurtuluş ve bağımsızlık umudu olur.

• Kocaman bir ülke ve yok edilmek istenen bir millet Ankara’dan gelecek utku haberlerini umutla bekler.

• Bu nedenle Ankara, millet olma düşüncesinin anıtsal alameti farikası kentidir.

• Halen devam eden 24 Ocak 1980 sürecinde devlet bankaları ve özel bankalar, hele de Atatürk’ün kurduğu, hissedarı oluğu İş Bankası gibi bankaların genel müdürlüklerini Ankara’dan  İstanbul’a taşımaları gayri milli bir durumdur.

• Bu hali Ziya Gökalp’in “Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermaye,/ San’atına yol gösteren ilimle fen Türk’ündür;…/Tersaneler, fabrikalar, vapur, tren Türk’ündür,/Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!” dizeleri kapsamında düşünün.

• Ve güzel marşımızda denildiği gibi “Ankara Ankara, güzel Ankara!/Seni görmek ister her bahtı kara,/ Senden yardım umar her düşen dara./Yetersin onlara güzel Ankara./…./Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,/Var olsun toprağın taşın Ankara!” dediği gibi Ankara yeniden 106 yıl önceki kara bahtlıların umut kapısı olmalıdır.

Bunun için millet imkanlarıyla okumuşlara çok iş düşüyor, çok!

*** 

( *) Hasan İzzet Dinamo’nın Kutsal İsyan kitabından alıntı

Mustafa Kemal, tek Türk askerinin yitirilmemesi için elinden geleni yapıyordu…Yarın, altının gümüşün yapamıyacağını yine bu Türk çocukları yapacaktı.

— Eğer mühim bir memuriyetle Anadolu’ya geçmek imkanını bulamazsam Anadolu’da en güvendiğim bir ku­mandanın yanına giderek ilk işe oradan başlayacağım. Ali Fuat Paşa(Cebesoy), onun ne demek istediğini çok iyi an­lamıştı : — Paşam, dedi. Ben ve kolordum, daima emrindeyiz.

(**) Hasan İzzet Dinamo’nın Kutsal Barış kitabı

(BU YAZI DERLEMEDİR)