Yayınlandı: 13.01.2018 00:00
Güncellendi: 12.08.2022 03:16

TERÖR

FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Karlov suikastinin bilinmeyenleri

Karlov suikastinin bilinmeyenleri

Rusya‘nın
Ankara Büyükelçisi Karlov’un öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturmada
olayı tüm ayrıntılarıyla inceleyen terör ve istihbarat ekipleri, saldırının
faili polis memuru Altıntaş’ın tüm geçmişini araştırdı.


Rusya‘nın
Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov‘un silahlı
saldırıda öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturmada olayı ve saldırının
faili polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş‘ın irtibatlı olduğu kişiler,
saldırı öncesi yaptığı hazırlıklar, sigaraya başladığı dönem, silahını tamir
ettirmesi ve fişek istihkakını aldığı tarihler gibi her türlü ayrıntıyı
inceleyen terör ve istihbarat ekipleri, ilginç detaylara ulaştı.


 


Karlov’un Çağdaş
Sanatlar Merkezi
‘nde katıldığı “Gezgin Gözüyle
Kaliningrad’dan Kamçatka’ya Rusya” sergisinde uğradığı silahlı saldırının
ardından olayın aydınlatılması amacıyla başlatılan soruşturma sürüyor.


Silahlı saldırının faili Çevik
Kuvvet Şube Müdürlüğü polisi Altıntaş’ın ölü ele geçirilmesinin ardından
saldırgan ve çevresini mercek altına alan Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle
Mücadele Şubesi
 ekipleri, olayla ilgisi ve bilgisi olduğu
gerekçesiyle gözaltına aldığı 25 kişiyi tek tek sorguladı.


Alınan ifadeler ve teknik incelemeler sonucu Altıntaş’ın Fetullahçı
Terör Örgütü (FETÖ)
 ve bazı dini gruplar ile Polis Okulunda
okuduğu yıllarda kurduğu bağlantılar, katıldığı sohbet toplantıları, ailesi ve
çevresindeki FETÖ ile
irtibatı bulunan kişiler tek tek ortaya çıkarıldı.


 


Alınan bilgiye göre, annesinin
ikinci evliliğinden 24 Haziran 1994’te dünyaya gelen Altıntaş, İzmir Rüştü
Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulunu kazandığı 2012 yılına kadar Aydın Söke’de
ailesinin yanında ikamet etti ve bu sürede “arkadaşı olmayan, içine
kapanık” profil sergiledi.


Altıntaş, Polis Okulunda eğitim
gördüğü 2012-2014 yıllarında belki de tek arkadaşı Sercan Başar ile o dönem
üniversite öğrencisi olan örgüt “abi”lerinden “Hamza”
kod adlı Burak Yusmak’ın sorumluluğu altında FETÖ üyeleri 
tarafından
oluşturulan evlerdeki sohbetler ile yine örgüt tarafından
organize edilen piknik, yemek ve spor aktivitelerine
defalarca katıldı.


Burak Yusmak’ın da peşine düşen
ekipler, şüphelinin okuduğu üniversiteden mezun olduktan sonra 6 Mart 2016’da
yurt dışına çıktığını belirledi.


Arkadaşı ile 26 Haziran 2014’ten
itibaren Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde göreve başlayan Altıntaş, geçici
görevle 16 Mart 2015’te 3 aylığına Bitlis’e gönderildi. Altıntaş, 2014’te
Mardin, Karaman, Konya ve Kahramanmaraş, 2015’te Bursa, Sakarya, Sincan,
Bitlis-Hizan, Erzurum, Van, Batman ve Beypazarı, 2016’da da Diyarbakır’a kısa
süreliğine dış görevlere gitti.


Saldırıyı gerçekleştirdiği 19
Aralık 2016 tarihi ile aynı yıl 4 farklı zaman diliminde çeşitli sağlık
gerekçeleriyle 18 gün rapor alan Altıntaş, mesai arkadaşları tarafından
“sessiz, sosyal çevresi dar, sıkılgan, sürekli telefonu ile uğraşan,
gelgitleri çok olan, her konuya olumsuz bakan ve mutlu olmayı beceremeyen bir
insan” olarak tasvir edildi.


Altıntaş, 17-25 Aralık süreci
sonrasında örgüt elebaşı Gülen’in “örgüt üyelerinin deşifre olmaması için
başka dini gruplar içinde faaliyet göstermesi” yönündeki talimatı sonrası
aynı anda birçok dini grup, vakıf ve cemaatten kişilerle kısa süreli irtibatlar
kurdu.


Bu grupların toplantı ve
sohbetlerinde de “içine kapanık ve sürekli işinden şikayet eden”
profil sergileyen Altıntaş’ın banka hesapları da tek tek incelendi. Tespitlere
göre Altıntaş, 2015-2016 yıllarında 15 dernek ve vakıfa mesaj ya da banka
havalesiyle bağışta bulundu.


Bankalardan yapılan bazı
havalelerin açıklamalarında Altıntaş’ın kendi adının yanı sıra başka isimlere
de yer vermesi, soruşturmacı birimler tarafından “belli bir grup insanın
bir araya gelerek topladıkları paraları belli bir amaç doğrultusunda, belli
yerlere aktarması” olarak değerlendirildi.


Soruşturma kapsamında
Altıntaş’ın söz konusu gruplarda irtibat kurduğu kişiler de gözaltına alınarak
ifadelerine başvuruldu.


15 TEMMUZ’DA ANKARA’DA


Altıntaş, 10 Temmuz 2016’da
geçici görevli gittiği Diyarbakır’dan darbe girişiminin yapıldığı 15 Temmuz’da
Ankara’ya uçakla döndü. 17 Temmuz’da İstanbul’a, 18 Temmuz’da da yeniden
Diyarbakır’a giden Altıntaş, o dönemde sigaraya başladı.


Ankara Terörle Mücadele ve
İstihbarat Şubesi ekiplerince, silahlı saldırı sonrası olay yeri, MOBESE ve
diğer güvenlik kameraları ile Altıntaş’ın kullandığı cep telefonu ve ev
arkadaşı Serkan Özkan’a ait bilgisayarın incelenmesi ile görgü tanıkları ve
alınan ifadeler sonucunda failin, saldırıdan çok önce hazırlıklara başladığı ve
hedefi hakkında bilgi topladığı tespit edildi.


Organizatör Timur Ö. ile
elçilik görevlisi İ.M’nin eylül ayında serginin organizasyonu için görüşmeye
başladığı ilk tarih, soruşturma raporlarında Eylül 2016 olarak kayıtlara geçti.


Kasım ayından saldırının
gerçekleştirildiği 19 Aralık’a kadar olan süreç şöyle gelişti:


“Kasım ayında kız arkadaşı
Fadime K’den ayrıldı.


11 Kasım’da serginin yapılacağı
ilk tarih kesinleşti.


15 Kasım’da beylik silahını
“iğne bazen kurulmuyor, tabanca boyanacak, atış testi yapılacak”
şikayetleri ile İkmal Bakım Şube Müdürlüğüne teslim eden Altıntaş, aynı gün cep
telefonunu da tamir ettirdi.


16 Kasım’da Çankaya Belediyesi
ile Rusya Büyükelçiliği arasında sergi yazışmaları başladı.


23 Kasım’da Altıntaş, fişek
istihkakını almak için dilekçe yazdı.


25 Kasım’da Altıntaş, bakıma
verdiği silahını teslim aldı.


Altıntaş, 27 Kasım’da bir
firmadan koruma polisi rozeti satın aldı.


29 Kasım’da serginin 16-30
Aralık tarihlerinde gerçekleştirileceği salon kesinleşti.


9 Aralık’ta Altıntaş, internet
üzerinden Rus Kültür Derneğinden bir kişiyle görüştü. Aynı gün internette
Andrey Gennadiyeviç Karlov adıyla arama yaptı.”


KEŞİF İÇİN CAZ KONSERİNE GİTTİ


Öte yandan, ikamet adresinde
ele geçirilen bilgisayarın Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü uzmanları
tarafından detaylı incelenmesinin ardından Altıntaş’ın, internet ortamında
Rusya Büyükelçiliği, elçiliğin bulunduğu Karyağdı Sokak, Büyükelçilik
yakınlarındaki alışveriş merkezleri ile ilgili araştırma yaptığı da belirlendi.


Tespitlere göre, Karlov’un
katılacağı serginin açılış tarihini 16 Aralık olarak bu yolla öğrendiği
değerlendirilen Altıntaş, bundan sonraki süreçte Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne
yürüme mesafesindeki oteli, 14 Aralık’ta arayarak 16 Aralık için bir gecelik
rezervasyon yaptırdı.


Rezervasyonu yaptırdığı tarihte
Ankara Emniyet Müdürlüğü yakınlarındaki AVM’de bulunan mağazadan takım elbise
satın alan Altıntaş, daha sonra evine gitti. Bir gün sonra Çağdaş Sanatlar
Merkezi’nde keşif yapabilmek amacıyla aynı gün düzenlenecek bir caz
konseri
 için bilet arayışına giren Altıntaş, konser
organizasyonunu yapan kişiye telefonla ulaştı. Kendisine “Acele ederse
girişte bilet bulabileceği”nin söylenmesi üzerine ikametgahının yakınından
bindiği taksi ile Çağdaş Sanatlar Merkezi‘ne gitti.


Bilet aldıktan sonra konser
salonunda dolaşan Altıntaş, bir sonraki gün açılışının yapılacağını bildiği ve
önüne kırmızı şerit çekilen ikinci kattaki sergi alanına çıkan merdivenlerin
önünde bir süre telefonla görüştü.


SERGİNİN AÇILIŞININ ERTELENECEĞİNİ İLK KEŞFİNDE ÖĞRENDİ


Konserden sonra Keçiören’deki
ikametgahına giden Altıntaş’ın oteli arayarak rezervasyon tarihini 19 Aralık
olarak değiştirmesi, “sergi açılışının erteleneceğini ilk keşfinde
öğrendi” diye değerlendirildi.


Öte yandan, serginin ilk olarak
16 Aralık’ta açılmasının planlandığı ancak söz konusu tarihte Çağdaş Sanatlar
Merkezi’nde 4 farklı etkinlik olduğu için Büyükelçilik yetkililerinin,
Korlov’un katılacağı sergi açılışının 19 Aralık’a alınmasını istedikleri öğrenildi.


16 Aralık’ta sabah görev yerine
giden Altındaş, 17.15 sıralarında biriminden ayrılarak Kızılay’a gitti. Telefon
sinyal kayıtlarına göre Altıntaş, saat 20.30’a kadar o bölgede kaldı. Olay
sonrası elde edilen bir görüntüye göre, Altıntaş, aynı gün saat 18.16’da takım
elbiseli olarak girdiği Çağdaş Sanatlar Merkezi’nden 19.20 sıralarında ayrıldı
ve yürüyerek Kızılay’a gitti.


17 Aralık’ta da mesaisine giden
ve geceyi ikametgahında geçiren Altıntaş, görev istirahatli olduğu 18 Aralık’ta
ise irtibatlı bulunduğu Sosyal Doku Vakfı görevlisi ile öğleden sonra Etlik’te
buluşarak çok sayıda kitap götürdü.


HESABINDAKİ PARAYI ANNESİNE HAVALE ETTİ


Olay günü rahatsızlığını bahane
ederek işe gitmeyen Altıntaş, öğle saatlerine doğru Onkoloji Hastanesi Acil
Servisi’ne “karın ağrısı ve ishal” şikayeti ile
başvurarak bir günlük istirahat aldı. Raporunu görev yaptığı birime teslim eden
Altıntaş, iş yeri yakınında olan ve daha önce internet üzerinden irtibat
kurduğu firmadan silah ve şarjör kılıfı aldıktan sonra evine gitti.


Öğle saatlerinde evinden
çıkarak rezervasyon yaptırdığı otele geçen Altıntaş, burada kıyafetini ütületip
tıraş olarak saat 18.31’e kadar bekledi. Aynı zaman diliminde cep
telefonundan hesabında bulunan tüm parayı havaleyle annesine gönderen Altıntaş,
son olarak arkadaşı Sercan Başar ile görüştükten sonra telefonunu kapattı.


Saldırıyı gerçekleştirmek için
Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne giden Altıntaş, doğrudan serginin yapılacağı ikinci
kata çıktı. Organizatör ile belediye başkan yardımcısının konuşmalarının
bitmesini bekleyen Altıntaş, Karlov’un kürsüye davet edilmesiyle saldırıyı
gerçekleştirdiği konuma yöneldi.


BEYLİK TABANCASIYLA ATEŞ AÇMIŞTI


Büyükelçinin konuşması
sırasında önce derin nefes alan, sonrasında ceketinin iç kısmından çıkardığı
beylik tabancası ile büyükelçi yere düşene kadar 9 el ateş eden Altıntaş, bir
süre slogan atmıştı.


Altıntaş, büyükelçiye nabzını
kontrol ettikten sonra bir el daha ateş etmiş, sergi salonundaki insanların
dışarı çıkmasının ardından güvenlik birimlerince yapılan “Teslim ol”
çağrısına ateşle karşılık vermiş, düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilmişti.