Eski
Diyanet İşleri Başkanı Görmez 15 Temmuz gecesi neden MİT’teydi
???
Eski Diyanet İşleri Başkanı Görmez, katıldığı
televizyon programında 15 Temmuz gecesi MİT’te ne yaptığını anlattı.
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Habertürk’te
Didem Arslan’ın moderatörlüğünde Nihal Bengisu Karaca, Ferhat Ünlü ve Nedim
Şener’in sorularını yanıtladı.
Görmez, “Devlet,
çocukların Kur’an kurslarına gitmesini yasaklarken, Diyanet’in yolunu keserken,
FETÖ’yü büyütüyordu. Gerçek buydu” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)
içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrasında
hakkında birçok iddianın ileri sürüldüğünü belirten Görmez, “2 sene
sonra da olsa bu spekülatif bilgileri ortadan kaldırmak ve milletimizin hafızasına
ve tarihin hafızasına doğru bilgileri emanet etmek için bugün buradayım. O gece
yaşadıklarımı, hatırladıklarımı sizlerin vasıtasıyla da milletimizin her
ferdiyle paylaşmayı bir vazife olarak görüyorum” diye
konuştu.
“ELEBAŞI İLE HİÇBİR GÖRÜŞMEM
OLMAMIŞTIR”
“56 yıllık hayatım
içerisinde bu yapının elebaşı ile hiçbir karede bir buluşmam görüşmem
olmamıştır. Hiçbir zaman sıcak bakmamışımdır. Sadece İcma diye bir toplantı
yapılmıştı” ifadesini kullanan
Görmez, sözlerine şöyle devam etti:
“Sonra arkadaşlar bunu
çıkartır karşıma biliyorum. Başka bir yola davet gelmişti, bir açılış konuşmam
var. Elebaşı ile hiçbir görüşmem olmamıştır. Olabilirdi de. Farklı
toplantılarda karşılaşabilirdik, ama benim hayatımda olmadı. Bana bir görüşme
talebi gelmedi. Görüştürmek isteyenler çok çıktı ama ben kabul etmedim.”
‘O İFADELER O ŞAHSA
YAZILMAMIŞTIR’
Görmez, Türk Silahlı Kuvvetleri
(TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişiminin
planlayıcısı olduğu belirtilen Fethullah Gülen’e kitap gönderdiği yolundaki
iddiayla ilgili olarak da “Diyanet’in üzerinde çalıştığı bir hadis
külliyatı vardı. İstanbul’da her iki eserin de tanıtıldığı bir gala yapıldı.
Cumhurbaşkanımız farklı bir dil ile sahte peygamber tabirlerini kullanmıştı,
bizim bulunduğumuz toplantıda. O kitap ilk yayınlandığında 200 eser basalım
bunu ilim adamlarına gönderelim diyelim ki ‘2 ay içerisinde inceleyiniz bütün
eleştirilerinizi ifade edin seri baskıya o şekilde geçelim.’ 46 tanesine bir
ithaf yazarak gönderdik. Ancak bu kitaplardan bir tanesini diyanetten bir
arkadaşımız Amerika’ya giderken götürüyor. Nasıl elde edildiğini, nasıl
götürüldüğünü ben bilmiyorum. Bu ithaf büyük hocalara yazılabilir. Ona
(Fethullah Gülen) ithafen yazılmamıştır. O ifadeler o şahsa yazılmamıştır. O
kişinin peşine düşmek doğru olmaz. Doğrusu paketlenmiş bir kitap veya
gönderilmiş bir kitap olabilir” açıklamasını yaptı.
15 TEMMUZ GECESİ NEDEN MİT’DEYDİ?
Görmez, darbe girişimi gecesi neden Milli İstihbarat Teşkilatı
(MİT) binasında bulunduğuna ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:
“Benim dönemimde büyük
olaylar yaşandı. Ben Bingöl’den 10 tane gencimizin neden DAEŞ’e katıldığını
öğrenmek zorundayım. Bunu MİT Müsteşarı ile konuşmalıyım. Emniyet tarafının da
bunu öğrenmeye ihtiyacı var. Hangi hadis, ayet yanlış anlaşılıyor de bunlar
oraya gidiyor? Bu süreçlerde biz çok bir araya geldik. İlk gidişim değildi.
Kendisinin de başkanlığımızı ziyareti oldu. Benim o gece orada olmamın nedeni
biz yine 2013 yılında DEAŞ’ın ortaya çıkışıyla bir inisiyatif kurduk. Dünyadaki
200 büyük alimden oluşuyordu. 10 kişilik temas grubu oluşturuldu. Temas grubu
üyelerinden biri Muaz el-Hatip. 3 ayda bir toplanıyorduk. Bana ‘Bende bilgiler
var’ dedi. ‘Bunları cumhurbaşkanımızla paylaşmam lazım yardımcı olur musunuz?’
dedi. Ben de ‘cumhurbaşkanımız yoğundur’ dedim. Bu 15 Temmuz’dan 3-4 gün
öncedir. İlk bir randevu verdi MİT Müsteşarı. Sonraki randevu 15 Temmuz günü
akşam 20.30. Ben nikah şahitliğinden hemen sonra çıkacaktım. Dediler ki ‘Sayın
müsteşar başka bir yerde hocamız ayrılmasın.’
Muaz el-Hatip ile gittik. MİT
Müsteşarı geldi. Tedirgin hali vardı. Sordu ‘Misafir ne kadar zaman istiyor.’
Dedi ki ‘Hocam
mümkünse 20 dakikada bitirsin.’ Muaz el-Hatip sunumunu
yaparken sürekli notlar geliyordu. Kendisi önemli konular takip ediyordu. Mekan
değiştirdik, orada görüşülen konuları maddeler halinde görüştük. Oradan aldığı
şeyleri, talimata geçirmek için notlar alıyordu Müsteşarımız. Sonra ‘Beni
Genelkurmay başkanına bağlayın’ dedi. Bağlayamadılar.
Biraz sonra artık saat 22.00’yi geçti. Bize ‘Kısa tutun’ dedi. Ama
biz hocalar sözü uzatıyoruz tabi. Bir süre sonra ‘Sayın Başbakan arıyor’ dediler.
Bir kaç cümle duyar duymaz. ‘Hocam buradan ayrılmayın, burada oturun, dua
edin’ dedi ve bizi terk etti.
Biz anlam veremedik. Bir kaç
dakika sonra helikopter sesleri duymaya başladım. Ben kalktım oradaki
görevlilere ‘Ne oluyoruz’ dedim. ‘Bir saldırı
ile karşı karşıyayız’ dediler. ‘Müsteşarımız
karargahına geçtiler’ dedi. İkinci bir ses geldi, ‘Sığınağa
inmemiz gerekiyor’ dedi. Hakan Fidan ‘Ben her an
ayrılabilirim’ demişti, o cümleyi kurduğunu hatırlıyorum.
Sığınağa giderken eşim aradı. ‘Darbeden söz ediliyor’ dedi.
Aşağı iner inmez arkadaşlar ‘Benim Diyanet’e gitmem lazım’ dedim. ‘Güvenlik
sorunumuz var olmaz’ dediler. Bir zırhlı araç getirdiler
kapıya. Telefon çaldı. Arayanın peşine düşmedim. Numarayı verdim, gereğini
yaptıklarını düşünüyorum. ‘Bu gece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok
önemli bir gece, beni 3-5 dakika dinlemeniz gerekiyor’ dedi.
Ben bir vatandaşım dedi. ‘O zaman otur duanı yap’ dedim.
Bir kez daha çaldı. Arkadaş ‘Açmayın yer tespiti yapıyor olabilir,
telefonu iptal edin’ dedi. Eşim aradı ‘Neredesin,
eve gelme, evin çevresi tekin görünmüyor’ dedi. ‘Büyük
kızımızla buluşalım’ dedi. Tekrar o ses aradı. Ben tekrar
kapattım. Kızım telefonu tamamen kapattı. Başka telefona geçtik.”
‘BU ATAMA OLURSA CEMAATİMİZİ
KARŞINIZDA GÖRÜRSÜNÜZ’
FETÖ mensuplarının kendisine
yaptığı müdahale girişimlerini anlatan Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet
Görmez, “Mustafa
Özcan telefonla beni aradı. ‘Sabahleyin görüşmek istiyorum mümkün müdür?’ dedi.
‘Buyrun gelin’ dedim. ‘Büyüğümüz sizin yanlış bir atama yapacağınızı duymuş,
lütfen onu yapmayın’ dedi. ‘Ne ataması?’ dedim. Kemalettin Özdemir olduğunu
söyledi. ‘Bu nasıl oluyor, siz beni dinliyor musunuz? Benim 6’da yaptığım
görüşmeyi nasıl öğreniyor?’ dedim. ‘Biz biliriz’ dedi. Çıkarken, ‘Böyle bir
atama olursa cemaatimizi karşınızda görürsünüz’ dedi” şeklinde
konuştu.