İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

İSTİHBARAT DOSYASI /// Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU : İstihbarat raporu kim/kimler için hazırlanır ?

Selcan TAŞÇI
HAMŞİOĞLU
: İstihbarat raporu kim/kimler için hazırlanır ?


E-POSTA : selcantasci@gmail.com


Uzmanı
olduğum bir alan değil; yanlış bilgi vermemek için Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)‘nın internet sitesinde yer alan “istihbarat çarkı“na baktım.


MİT’in “çarkı”na göre; “tespit
edilen istihbarat ihtiyaçları”
na göre “toplanan haberler”, “işlendikten” yani tasnif edilip, kıymetlendirilip,
yorumlandıktan sonra süratle “ilgili
kurum”
a (Cumhurbaşkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Güvenlik
Kurulu, ilgili bakanlıklar olabilir) ulaştırılır.


Kitle
iletişim araçları bu “çark”a
dahil değiller.


Buna
rağmen, iki gündür, Millet İttifakı’na mensup siyasi partilerin, Belediye
Meclis’i için aday gösterdikleri isimlerin “terör örgütleri”yle bağlantılarını ortaya koyan “istihbarat raporları(!)”nın,
birçok “kişisel bilgi”yi
de ifşa ederek, “özel hayatın
gizliliğini ihlal edecek”
yani “suç oluşturacak” şekilde çarşaf çarşaf yayınlanıyor
olduğunu düşünürsek, “beka”mız
açısından tartışmamız gereken öncelikli konu “istihbarat güvenliği” olmalı ya, seçime bir hafta kala
bu toz duman içinde kim takar bunu!


***


Mevzunun
“takılan” boyutuna gelince;


CHP
Genel Başkanı haklı.


Bu
insanlar madem ki “PKK’lı”ydı;
ve madem ki “ilgili birimler”in
elinde bunu ortaya koyan “raporlar”
vardı; o zaman niye soruşturmadınız? Niye tutuklamadınız?


YSK,
boşuna mı “adli sicil kaydı” istiyor
adaylık başvurusu yapanlardan? Bu kişilerin, madem terör örgütü ile
bağlantıları vardı, o zaman nasıl oldu da “temiz kağıdı” alabildiler?


Bizatihi
“devlet” bu insanların
“adaylıklarına mani bir
durumlarının olmadığına”
kanaat getirip de “aday” ettiğine göre, bu insanlar “devlet”ten aldıkları
kağıttaki gibi “temiz”lerse;
o zaman nasıl fişlersiniz?


***


Başka
bir boyutu:


Bu
fişlemeler, “beka”mıza
dönük bir “önlem” ise
AK Parti’nin yahut MHP’nin adaylarını da il il, ilçe ilçe fişlediniz mi aynı
şekilde?


Hayır
fişlediyseniz;


  • “PKK’ya katılan çocuklar benim canım, ciğerim.”…
  • “Türkiye, Irak’ta Kürdistan kurulmasını desteklemeli.”
  • “Yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir modelde PKK seçime girsin ve seçilsin. Seçilerek gelsin.”
  • “22 bin PKK’lı öldürüldü yani 22
    bin c
    ̧ocuğum öldürüldü. Hepsi
    benim c
    ̧ocuğum.”
  • “Tabii, ne TSK askerleri ashab-ı kiram kadar
    s
    ̧erefli,
    ne de gerilla mu
    ̈şrikler kadar düşman…”
  • “Abdullah Öcalan kadar ilkeli olun.”
  • “Biz KCK’yı paralel devlet olarak görmüyoruz.”
  • “Bağımsız bir Kürdistan
    ic
    ̧in silah
    kullanabilirsiniz.”
  • “Öcalan’ın düşünceleri
    bizim de du
    ̈şüncelerimiz.”
  • “PKK bir terör örgütü değildir.
    PKK kendi topraklarında, belli bir politik programı hayata gec
    ̧irmeye çalışan bir politik harekettir.”


Ve
benzeri ifadelerin sahibi olanlar nasıl oldu da TBMM’ye girebildi? Nasıl oluyor
da hâlâ üstelik de iktidar partisinde aktif siyaset yapıyor kimileri?


Herhangi
bir terör örgütünü, teröristi öven, ona “sempatizan”
düzeyinde sevgiyle yaklaşan kişilerin TBMM’ye sızması,  ilçe
belediye meclislerine sızmalarından daha mı az tehlikeli?


***


Ya
bürokrasi?


İstihbaratımız,
“Abdullah Öcalan’ı takdirle karşılıyorum” diyen valileri de
fişledi mi?


Bu
ifadeyi kullanabilmiş birinin ilçe belediye meclisinde bulunması mı “bekamız” için daha
tehlikeli yoksa “vali”
olarak bir ilin güvenlik güçlerinin de emrinde olduğu “mülki amirliği”ni üstlenmesi mi?


NOT: Yukarıdaki ifadelerin tamamını CHP’nin
üç yıl önce yayımladığı ve “AKP’nin PKK ve Öcalan’ı Öven-Aklayan
Açıklamaları, AKP’nin PKK Silahlanması ve Eylemlerine Göz Yumulmasıyla İlgili
İtirafları, Bürokratların Açıklamaları, Öcalan’ın ‘AKP-PKK’ İlişkilerine Dair
Beyanları”
başlıklı dört bölümden oluşan -medyada da defalarca
haber olan-
13 sayfalık raporundan naklettim. -Tam zamanı- CHP Genel
Başkanı’nın, MİT Müsteşarı’ndan randevu isteyerek, ola ki gözlerinden kaçtıysa,
bu raporu bizzat teslim etmesinin “beka
sorunu”
muzun çözümünde hayli faydalı olacağını düşünüyorum.


SORU-YORUM



Ortada
HDP’nin “Millet İttifakı“na
dahil olduğunu gösteren bir tek somut delil yok iken böyle bir ittifak varmış
gibi bir dil kullananlar, acaba PKK başı Öcalan’ın -devlet nezaretinde yapılmış
görüşmelerde sarf ettiği-
“İslamcıların
40 yıllık ru
̈yasını gerçekleştirdik. Biz AKP’ye iktidarı altın tepside sunduk
sözlerindeki, “Ben AKP’nin tam
olarak oturması ve olgunlas
̧ması
ic
̧in bilerek bekledim,
sabrettim. AKP anlar dedik. AKP’nin bas
̧ını belaya/derde sokmayalım dedik” sözlerindeki, “Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir
başkanlık ittifakına girebiliriz”
sözlerindeki muhatapları CHP veya
Kemal Bey olsaydı acaba neler yapmazlardı?


Kaynak
Yeniçağ: İstihbarat raporu kim/kimler için hazırlanır? – Selcan TAŞÇI
HAMŞİOĞLU