Teoman Ertuğrul
TULUN
: AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN TÜRKİYE’YE YÖNELİK YAPICI OLMAYAN YAKLAŞIMI
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye
konusundaki son kararıyla ilgili geçtiğimiz hafta yayımlanan Avrasya
İncelemeleri Merkezi (AVİM) yorumunda belirtildiği gibi, AP 13 Mart 2019
tarihindeki genel kurulunda Komisyon’un 2018 Türkiye raporunu kabul etmiştir.[1]
İlk önce, Karar 21. paragrafında,
“Avrupa Birliği Komisyonu’na ve Konseyi’ne, Müzakere Çerçevesi‘ne uygun olarak
Türkiye’yle üyelik müzakerelerini resmen askıya almasını” tavsiye
etmektedir. Dahası, hemen her paragrafında yalnızca hükümete karşı değil,
aynı zamanda Türkiye halkına karşı önyargılı, ayrımcı ve tahkir edici tutumunu
açıkça gösteren bir duruş ortaya koyuyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı’nın söz
konusu kararla ilgili basın açıklamasında isabetli biçimde “Avrupa
Parlamentosu’nun bu tek taraflı ve hiçbir şekilde nesnel olmayan duruşuna
hiçbir değer atfetmiyoruz” ve “karar bizim açımızdan hiçbir anlam ifade
etmemektedir” denilmektedir.[2] Basın açıklamasında ayrıca, “AB’ye
üyelik, ülkemizin stratejik hedefidir. İlişkilerimizin ana eksenini oluşturan
katılım müzakerelerinin askıya alınmasına yönelik çağrı, Avrupa
Parlamentosu’nun vizyoner bir bakış açısından yoksun olduğunu ve ahde vefa
ilkesine saygı duymadığını açıkça ortaya koymaktadır.” tümceleri yer almaktadır.
Aslında, Avrupa Parlamentosu, “ahde
vefa” ilkesine saygı göstermemenin yanı sıra, Avrupa Adalet Divanı kararlarını
da dikkate almamaktadır.
Avrupa Parlamentosu Kararında 1915 olaylarına yapılan atıf
Mahkeme kararlarını görmezden gelen
tutumun öne çıkan örneklerden biri, tek taraflı Ermeni anlatılarına dayanan
AP’nin 2015 tarihli kararındaki 1915 olaylarına dair ifadelere
yapılan atıftır. Karar, giriş paragraflarında, “Ermeni soykırımının
yüzüncü yılına dair 24 Nisan 2015 tarihli kararını dikkate alarak” ifadesine
yer vermekte ve bir dipnot aracılığıyla söz konusu kararın metnine
değinmektedir.[3] Daha sonra, 32. paragrafta “Türkiye’yi ve
Ermenistan’ı ilişkilerini normalleştirmeye davet eder; Türkiye-Ermenistan
sınırının açılması, özellikle sınır ötesi işbirliği ve ekonomik bütünleşme
yoluyla ilişkileri iyileştirebilir” ifadelerine yer verilmektedir.
2015
kararında Avrupa Parlamentosu’nun 1987 kararına yapılan atıf
Sözde “Ermeni Soykırımının Yüzüncü
Yılı” başlıklı 2015 kararının ikinci giriş paragrafında, “18 Haziran 1987
tarihli, Ermeni meselesine siyasi bir çözüm konusundaki kararını dikkate
alarak” ifadesi yer almaktadır. Ayrıca, bir dip notu aracılığıyla, “Ermeni
meselesine siyasi bir çözüm” başlıklı kararın metnine atıfta bulunulmaktadır.[4]
1987 kararının metni ve kararla
ilgili tartışmaların ayrıntıları Avrupa Komisyonu Resmi Gazetesinde yer
almaktadır.[5] Resmi gazeteye göre, “Ermeni meselesi”
konusunun raportörü Belçikalı Parlamenter Vandemeulebroucke idi.[6]
Kararın oylanmasıyla ilgili olarak
Resmi Gazetenin 95. Sayfasında aşağıdaki ilgi çekici paragraf yer almaktadır:
“
Gündemin bir sonraki maddesi, Vandemeulebroucke raporunda yer alan bir karar
için yapılan oylama idi. ( Doc. A 2-33 / 87 ) (2).
Bay Wedekind, o gün Strazburg’daki Ermenilerden ölüm tehditleri aldığını
söyledi.”
İnternette yapılan kısa bir tarama,
Rudolf Wedekind’in CDU (Hristiyan Demokrat Birliği) mensubu bir Alman
politikacı olarak 1981’den 1989’a kadar Avrupa Parlamentosu üyesi olduğunu
göstermektedir. Avrupa Parlamentosu’nun 1915 olaylarına ilişkin kararları
konusunda gelecekte yapılacak çalışmalara ilişkin kayıtların sağlıklı olması
açısından, Sayın Pulat Tacar tarafından yazılan ve 2005’te AVİM Ermeni
Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan “Avrupa Parlamentosu’nun 1987 Kararı”
başlıklı makalesinden yapılan aşağıda kayıtlı alıntıya bu bağlamda yer
verilmesinde yarar görülmektedir:
“18
Temmuz 1987’de, Avrupa parlamentosu çeşitli yerlerden gelen Ermeniler
tarafından sarıldı. Bir akşam şehir merkezine inen Ermeni grupları, her sokağın
köşesine bildiriler astılar. Fransız polisi hiçbir önlem almadı. Oturuma çok az
sayıda milletvekili katıldı. Parlamentonun oturumu sırasında, dışarıya
yerleştirilmiş bir platforma çıkan Fransız milletvekilleri, yağmurun altında
bekleyen göstericilere içerde neler olduğunu açıkladılar. Ermeni tezini
destekleyenleri alkışladılar ve böyle yapmayanların sözünü kestiler, soru
yağmuruna tuttular. Parlamentoya sızan teröristler bazı parlamenterleri tehdit
ettiler. Örneğin Alman Wedekind kürsüye çıktığında, silahla tehdit edildiğini,
bunun bir skandal olduğunu ve bu koşullar altında bu konunun ele
alınamayacağını açıkladı. O oturumun başkanlığını yapmak üzere kasıtlı olarak
seçilen Fransız milletvekili Sosyalist Grup üyesi Bayan Pery bu gelişmeleri
duymamazlıktan geldi.”[7]
Tehdit altında kabul edildiğini
anladığımız 1987 AP kararının 3. ve 4. işlem paragrafları şu şekildedir:
“3.
Konsey’i, mevcut Türk Hükümetinin, 1915-1917 yıllarında Ermenilere karşı
işlenen soykırımı kabul etmesi kararını sağlamaya ve Türkiye ile Ermenistan
temsilcileri arasında bir diyalog kurulmasını teşvik etmeye davet eder.
4.
Mevcut Türk Hükümetinin, Jön Türk hükümeti tarafından işlenen Ermeni halkına
yönelik soykırımı kabul etmeyi reddetmesi, uluslararası hukuk ilkelerini
Yunanistan ile görüş farklılıklarına uygulamaktaki isteksizliği, Kıbrıs’taki
Türk işgal kuvvetlerini muhafaza etmesi ve Kürt sorununun varlığını ret
etmesinin yanı sıra gerçek parlamenter demokrasinin olmaması ve bu ülkede
bireysel ve kolektif özgürlüklere, özellikle de din özgürlüğüne saygı
gösterilmemesi, Türkiye’nin Topluluğa katılmasının değerlendirilmesi
olasılığının önündeki başa çıkılamaz engellerdir; “
1987 Avrupa Parlamentosu kararıyla ilgili Avrupa Adalet Divanı kararı
İki Fransız vatandaş (Gregoire ve
Suzanne Krikorian) ve avukat Phillipe Krikorian tarafından temsil edilen
Marsilya’daki Avrupa-Ermenistan Derneği, “başvuranların maruz kaldıkları
maddi zararın tazmini, diğer hususların yanı sıra, 1915’te Türkiye’de yaşayan
Ermenilere karşı işlenen soykırımı kabul etmeyi reddetmesine rağmen Türkiye’ye
Avrupa Birliği’ne katılım için aday statüsünün tanınması” nedeniyle 9 Ekim 2003
tarihinde Avrupa Adalet Divanına başvurmuşlar ve Mahkeme’nin aşağıdaki
konularda karar almasını talep etmişlerdir :
- Avrupa
Parlamentosu’nun 18 Haziran 1987’deki Ermeni meselesine siyasi bir çözüm
bulunması konusundaki kararının Avrupa Topluluğu’nu bağlayıcı yasal gücü
olduğunun beyan edilmesi; - Davalıların,
başvuranlara zarar verecek şekilde Topluluk yasalarını ciddi şekilde ihlal
ettiklerinin beyan edilmesi; - Davalıların,
başvuranların her birine 1 Avro tutarında tazminat ödemelerinin istenmesi; - Davalıdan
30 000 Avro, artı faiz olarak değerlendirilen masrafları ödemesinin
istenmesi.[8]
Mahkeme kararında, “Başvuru
sahiplerinin, 9 Ekim 2003 tarihinde Avrupa Toplulukları ilk derece mahkemesi
kayıt bölümüne sundukları ayrı bir belgede, özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin
Avrupa Birliği’ne katılma adaylığının davalı kurumlar tarafından incelenmesi sürecinin
askıya alınmasını isteyen geçici tedbirler için başvuruda bulundukları, davalı
kurumlar tarafından Avrupa Birliği’ne katılma adaylığı sürecinin devam
ettirilmesinin yukarıda belirtilen soykırımın ilgili devlet tarafından önceden
onaylanması şartına bağlı kılınmasının istendiği” belirtilmektedir.
Davada, “ davalı taraflardan
Avrupa Parlamentosu’nu Lüksemburg’da mukim ve vekil olarak görev yapan R.
Passos ve A. Baas; Avrupa Birliği Konseyi’ni vekil olarak görev yapan S.
Kyriakopoulou ve G. Marhic; Avrupa Toplulukları Komisyonu’nu vekil olarak
görev yapan Lüksemburg’da mukim F. Dintilhac ve C. Ladenburger temsil
etmişlerdir”.
Mahkeme kararı, bulgular olarak
temelde aşağıdaki hususları vurgulamıştır:
“17.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne katılım adayı olarak tanınmasının,
Madde 7 EU’da yer alan anlamı çerçevesinde, Topluluğun bir kurumu olmayan
Avrupa Birliği Konseyi’nin bir işleminin sonucu olduğu belirtilmelidir.
Yukarıdaki 14 üncü paragrafta belirtildiği gibi, yalnızca Topluluk ’un bir kurumunun
davranışı, Topluluk için sözleşme dışı bir sorumluluk doğurabilir. Bu koşullar
altında, Türkiye Cumhuriyeti’ne Avrupa Birliği’ne katılım için aday statüsü
tanınmasının, Topluluk adına sorumluluk doğurduğu iddiası reddedilmelidir.
18.
Başvuru sahipleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’nin katılım
ortaklığına sahip olmasının, davalı kurumların icraatının 1987 kararına aykırı
olması dolayısıyla yasadışı olduğu iddiasına dayanmaktadırlar.
19.
1987 kararının, herhangi bir zamanda Parlamento tarafından değiştirilebilecek
tamamen siyasi nitelikte beyanlar içeren bir belge olduğunu belirtmek
yeterlidir. Bu nedenle, ne kararı hazırlayanlar ve ne de daha kuvvetli
nedenlerden dolayı diğer davalı kurumlar bakımından bağlayıcı yasal sonuçları
olamaz.”
Mahkeme, kararın 27. Paragrafında
“tazminat taleplerinin açıkça temelsiz olduğunu” belirtmekte ve kararını
aşağıdaki şekilde açıklamaktadır:
“Bu
nedenlerle, İLK DERECE MAHKEMESİ, işbu kararı vermiştir: 1. Dava
reddedilmiştir. 2. Başvuranlar masrafları karşılayacaktır. Lüksemburg, 17
Aralık 2003.”
Davacıların temyiz başvuruları da mahkeme tarafından ret edilmiştir
Bu karar üzerine yukarıda belirtilen
iki Fransız vatandaşı (Gregoire ve Suzanne Krikorian) ve avukat Phillipe
Krikorian tarafından temsil edilen Marsilya’daki Avrupa-Ermenistan Derneği
Avrupa Adalet Divanı’na temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
Mahkemenin bu konudaki kararı
(Dördüncü Daire) 29 Ekim 2004 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde
aşağıdaki şekilde yer almıştır. “1. İtiraz reddedilmiştir. 2. Temyiz Edenler
temyiz masraflarını karşılayacaktır. ”[9]
Merhum Ömer Engin Lütem’in mahkeme kararı ve Avrupa Parlamentosu
Kararları ile ilgili yapmış olduğu ileri görüşlü yorum
Bu noktada, 6 Ocak 2018 tarihinde
vefat eden Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Kurucusu ve Onursal
Başkanı (E) Büyükelçi Ömer Engin Lütem tarafından söz konusu mahkeme kararı ile
ilgili olarak yapılan aşağıda kayıtlı yorumun hatırlanması uygun olacaktır:
“
Bu karar, 1987 Avrupa Parlamentosu kararının Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne
katılmasını engellemeyeceğini açıklığa kavuşturması nedeniyle önem
taşımaktadır. Bu nedenle karar, Ermeni aşırılık yanlıları için ciddi bir
yenilgidir. Ancak bu karar gelecekte Avrupa Parlamentosu’nun 1987 kararına
benzer kararlar vermesini engellemeyecektir.”[10]
Avrupa Parlamentosu en son kararıyla
bizi şaşırtmamıştır. Avrupa Adalet Divanı kararını görmezden gelmiş ve
Türkiye’ye ve Türklere karşı önyargılı, pervasızca taraflı tutumunu göstermeye
devam etmiştir. Bizler, gerçeklerin ortaya çıkması konusundaki kararlılığımızı
koruyacağız.
Bu arada, kısa vadede Avrupa’da ve
Avrupa Parlamentosu’nda öne çıkan durum itibariyle, böyle parlamentoya sahip
bir AB’ye, Bavyera Hıristiyan Sosyal Birliği’ne mensup bir siyasetçi olan
Manfred Weber gibi bir şahsiyetin başkan olarak yakışacağını da belirtmek
gerekir.
*Fotoğraf: https://www.dailysabah.com/
[1] Teoman Ertuğrul Tulun, “The European
Parliament Resolutıon and the Terrorist Attack at Christchurch.”, Center For
Eurasian Studies (AVİM), 15 Mart 2019, blm. Commentary, 2019/22, https://avim.org.tr/en/Yorum/THE-EUROPEAN-PARLIAMENT-RESOLUTION-AND-THE-TERRORIST-ATTACK-AT-CHRISTCHURCHhttp://www.europarl.europa.eu/sides/getDoc.do?pubRef=-//EP//NONSGML+TA+P8-TA-2019-0200+0+DOC+PDF+V0//EN.
[2] “No: 52, 13 March 2019, Press Release
Regarding the European Parliament’s Resolution Regarding 2018 Report on Turkey”
(Republic of Turkey Ministry of Foreign Afars, 15 Mart 2019), 52, http://www.mfa.gov.tr/no_52_-avrupa-parlamentosu-2018-turkiye-raporu-hk.en.mfa.
[3] “European Parliament resolution of 15 April
2015 on the centenary of the Armenian Genocide” (European Parliament, 15 Nisan
2015), P8_TA(2015)0094, http://www.europarl.europa.eu/sides/getDoc.do?pubRef=-//EP//TEXT+TA+P8-TA-2015-0094+0+DOC+XML+V0//EN.
[4] “Armenian Question”, Official Journal
of the European Communities 30 (20 Temmuz 1987): 93.
[5] Pulat Tacar , “Avrupa Parlamentosu’nun
Ermeni Meselesine Siyasi Çözüm Başlıklı 1987 Kararının Hikayesi”, Ermeni
Araştırmaları Dergisi 3, No 9 (2005): 52. Emekli Büyükelçi Pulat Tacar bu milletvekilini
şu şekilde tarif ediyor: “O sırada aşırı sağcı, milliyetçi ve ırkçı olduğu
bilinen Vlamski Blok partisinin bir üyesi olan Belçikalı Parlamenter Sayın
Vandemeulebroucke’u Ocak 1985’te raportör olarak atanmasını takip eden günlerde
öğle yemeğine davet ettim.”
[6] Pulat Tacar, “The Tale of European
Parliament’s 1987 Resolution Entitled: Political Solution to the Armenian
Question”, Review
Of Armenian Studies 3, sy 9 (2005): 45-61.
[7] Tacar, 52.
[8] “Order Of The Court
Of First Instance 17 December 2003: In Case
T-346/03” (Court of Justice of the European Union, 17 Aralık 2003), 8,
T-346/03, http://curia.europa.eu/juris/showPdf.jsf?text=&docid=48869&doclang=EN.
[9] “Order Of The Court (Fifth
Chamber)of 1 October 2004in Case C-379/03
P: Rafael Pérez Escolar v Commission
ofthe European Communities” (Official Journal of the European
Union, 22 Ocak 2005), 2005/C 19/19), https://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:C:2005:019:0010:0011:EN:PDF.
[10] Ömer Engin Lütem, “Facts and Comments”, Review Of
Armenian Studies 2, sy 6 (2004): 24.