RAFAEL SADİ : Golan meselesinde sizden farklı
düşünüyorum
Başta dediğim gibi teröristleri mahkemeye
verip dava edemeyiz devletleri de… Ateş edene ateşle cevap verilir.
Sayın Muzaffer Ayhan Kara’dan ve
Sayın Ahmet Yavuz’dan Golan Tepeleri konusunda farklı şeyler düşünüyorum.
Golan tepelerinin işgali, isterseniz
İsrail tarafından fethi de diyebilirim gerçekleşmeden evvel tepelerin altındaki
Hula vadisi sakinleri gece gündüz Suriye ateşi altındaydılar.
Aynen bugün Gazze çevresindeki sınır
köyleri ve yerleşim birimlerindeki İsraillilerin oldukları gibi. Yarın İsrail
vatandaşlarını korumak gayesi ile Gazze’yi yeniden işgal veya fetih de edebilir
ve buna kimse haksızsınız diyemez.
Diyemez derken teorik olarak tabii
İsrail’e “haydut”
diyen Sayın Kara herhalde İsrail’i asla haklı göremeyecektir.
Beyler, dostlar sizi habire tehdit
edene ne yapacaksınız ?
Size ateş edene ne yapacaksınız?
Yoksa Hamas’ı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava mı edeceksiniz yoksa Suriye
Hükümeti aleyhinde suç duyurusunda mı bulunacaksınız.
İsrail bu coğrafyada yaşıyor ve
ilelebet yaşamaya devam edecektir. Öncelikle bunu kabullenmeniz gerekir. Büyük
İsrail, Fırat, Dicle, palavralarından da vazgeçin. İsrail’in öyle bir hülyası
olmadığı gibi bunun gerçeklere dayanan bir tarafı da yoktur. Arz-ı Mevdut
doğrudur. Tanrı Hz. İbrahim’e Nil Nehrinin denize döküldüğü yerden Fırat İle
Dicle’nin çıktığı yere kadar olan toprakları zürriyetine verdiği Tevrat’ta da
diğer din kitaplarında da yazıyor.
Ama Hz. İbrahim’in zürriyeti sadece
Yahudiler değildir. Allah rahmet eylesin Hacer’den doğma İbrahimden olma İsmail
ve İsmailoğullarını yok sayıyorsunuz. Varsa yoksa Yahudiler ve hep Türk
Milletini Yahudilere düşman kılmaya yönelik bir propaganda ile buralarda
Yahudilerin gözü var demeye getiriyorsunuz.
KONU İSRAİL OLUNCA…
Tanrı bu toprakları Hz. İbrahim’in
zürriyetine yani çocuklarına verdi ve Tanrı da sözünü tuttu. Bu topraklar
üzerinde İsrailoğulları ile İsmailoğulları yaşıyor zaten. Kısaca bundan sonraki
adım Fırat, Dicle derken bunun sadece kışkırtmacı bir söylem olduğunu söyleyen
de biliyordur.
Kim sizi rahatsız ederse, tehdit
ederse öyle bir unsur oluşursa askeri bir cevap ile karşılaşır. Kıbrıs’ta da
aynısı olmuştur ve Türkiye ırkdaşlarını korumak için Kıbrıs çıkartmasını
gerçekleştirilmiştir. Halen de oradayız. Bütün dünya da buna karşı. Ama konu
İsrail olunca çekinmeden haydut diyebiliyorsunuz.
Gelelim kuvvetlerin ayrıştırılması anlaşmasına. Ben bu anlaşma ile
Kuneytra’nın iade edildiği ve Golan tepelerinin İsrail’de kaldığı durumunun
yasal olduğunu filan savunmadım, öyle bir anlam çıkartmayın.
Hangi devletin üzerine ateş ederseniz
karşılığında aynı ateşi alırsınız. Evet, İsrail, Golan tepelerini resmen fethetti
hatta ilhak etti. Gücü olan varsa gelip geri alır. Aynen Kıbrıs’ta olduğu
gibi…
Sayın Yavuz eski askerdir bu konuları
benden iyi bilir.
İsrail devleti, her devlet gibi
vatandaşlarını korumak zorunda ve görevinde. Şimdiye kadar da bunu başarı ile
yerine getirmektedir.
Bunu gerçekleştirebiliyor olması
kimseyi rahatsız etmesin. İsrail’in yerinde olan aynısını hatta fazlasını da
yapardı.
Bir sorun kendinize ne demeye Suriye
topraklarına girdik Türk Ordusu olarak?
Ne demeye Irak’ta sınır ötesi
operasyonlar yapıyoruz?
Haydut mu olduk yani? Bizi rahatsız
eden, tehdit eden unsurlar var diye yaptık ve iyi de yaptık.
Hak, hukuk, yasa yok bu işlerde
kendimizi ve halkımızı korumak zorundayız.
Başta dediğim gibi teröristleri
mahkemeye verip dava edemeyiz devletleri de… Ateş edene ateşle cevap verilir.
Saygı ve sevgilerimle
Rafael Sadi
Odatv.com