Erdoğan
suikast ruhsatı verdi !!!
(YURTİÇİNE KAPALI. VPN İLE GİRİLEBİLİYOR)
Bihaç şehrinde Richmond Park Bihaç Koleji’nin müdürü Fatih Keskin dün
Yabancılar Şubesi’ne çağrılarak sürekli ikamet izninin iptal edildiği söylendi.
Kendisine hiçbir gerekçe sunulmayan Keskin daha sonra Saraybosna’ya sevk
edilerek Göçmen Merkezi’ne götürüldü. Keskin’in Göçmen Merkezi’nde elverişsiz
şartlarda tutulduğu öğrenildi. Yakınları ve öğrencileri Keskin’in hukuksuz bir
şekilde Türkiye’ye teslim edilmesinden ve can güvenliğinden endişe ediyor.
Bugün gazeteci Can Dündar’ın The Washington Post gazetesinde yayımlanan
“Erdoğan suikast ruhsatı verdi” başlıklı makalesinde Erdoğan’ın yeni
suikastlere hazırlandığına işaret edildi.
SAMANYOLUHABER- Özgürüz Genel Yayın Yönetmeni
Can Dündar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye sınırları dışında
yaşamak mecburiyetinde kalmış önde gelen muhalif isimleri suikastle bertaraf
etme yoluna gidebileceğini iddia etti.
Dündar, Erdoğan rejiminin karanlık yüzünü
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) önde gelen gazetelerinden The Washington
Post’ta (WP) bugün yayımlanan “Başkan Erdoğan suikast ruhsatı verdi” başlıklı makalede anlattı.
“ERDOĞAN, IŞİD LİDERİ BAĞDADİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ
İLE SİYASİ MUHALİFLERE SUİKASTİ AYNI GÖRÜYOR!”
Dündar, Erdoğan’ın 30 Ekim’de gazetecilere
sarf ettiği şu sözlere dikkati çekti: “Bazı ülkeler, tehdit olarak gördükleri
teröristleri nerede olursa bulup ortadan kaldırıyor. Öyleyse Türkiye’nin de
aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir. Yakında bu konuda
milletimize müjdelerimiz olacak.”
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ekim’de ABD özel
kuvvetlerinin Suriye’nin kuzeyinde İdlib şehrinde IŞİD lideri Ebu Bekir
el-Bağdadi’yi öldürdüğünü açıklamıştı.
Dündar makalesinde Trump’ın bu açıklamasının
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Erdoğan tarafından kendi muhalifleri
için planladığı suikastlere meşruiyet kazandırmak için kullanılmak istendiğini
vurguladı.
DÜNDAR: ERDOĞAN SUİKAST PLANLARINI KENDİSİ
AÇIKLADI
Erdoğan’ın beyanlarını “suikastın açık bir
şekilde duyurulması” diye nitelendiren Dündar, gazetecilerin Erdoğan’a
aklındaki hedefin Suriye’de YPG’nin komutanlığını üstlenen Mazlum Abdi (Kabone)
olup olmadığının da sorulduğunu aktardı. Erdoğan o soruya şöyle cevap vermişti:
“Bu tür eylemleri kim ilan eder? Onlar (ABD) açıkladı mı?”
Dündar, Bağdadi ile Abdi arasında fark
olduğunu belirterek, “Fakat general Abdi, senatörler tarafından ABD’ye davet
edildi ve Trump, ondan son derece olumlu bir şekilde bahsetti.” ifadelerini
kullandı.
Dündar, Erdoğan’ın açıklamasının Ankara’nın
yurt dışındaki muhaliflere suikast planladığına dair yaygın bir spekülasyonu
beraberinde getirdiğine işaret etti.
PARİS CİNAYETLERİNDE MİT ŞÜPHESİ
Dündar’a göre Türkiye’de devleti içindeki bir
hizip, AKP hükümeti ile PKK arasında sürdürülen barış müzakerelerini sabote
etmek için Paris’te üç kadın PKK’lıya yönelik suikast tertip etti.
“Bu mümkün olan tek senaryo değil.” diyen
Dündar, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) suikast iddialarını reddetmesine
rağmen, söz konusu suikastçinin hapishanede ölümü üzerine Fransa’nın mayıs
ayında kapatılan dosyayı yeniden açtığını belirtti.
Dündar, Fransız savcıların MİT’in suikastte
dahli olup olmadığını da araştırdığına ilave etti.
The Washginton Post’ta yayımlanan makalede
Fransa’nın akabinde Almanya’nın da Erdoğan’ın muhalifleri hedef aldığı bir
başka Avrupa Birliği ülkesi olduğunun altı çizildi.
GARO PAYLAN’IN SUİKAST HAZIRLIĞI İDDİALARINI
ALMANYA TEYİT ETTİ
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul
Milletvekili Garo Paylan, 2017 yılının sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul salonunda şu uyarıda bulunmuştu: “Alman hükümeti yurt dışında
yaşayan Türkiye vatandaşlarını hedef alan bir dizi suikastın planlandığını
doğruladı.”
Aynı dönemde muhalefetin sorusu
üzerine Alman makamları, Türkiye’den üç kişilik bir saldırı ekibinin
Almanya’ya geldiğine dair istihbari bilgiyi paylaşarak Paylan’ın sözlerini
teyit etmişti.
Dündar makalesinde bu bilginin kaynağının 2016
yılının ağustos ayında Kuzey Irak’ta PKK tarafından rehin alınan iki MİT
yöneticisinin kamera ile kaydedilen beyanları olduğunu aktardı.
ALMAN BÜYÜKELÇİLİĞİ ADINA ÇALIŞAN AVUKAT
TUTUKLANDI
Dündar Ankara’da Alman Büyükelçiliği adına
avukatlık yapan Türk avukatın “casusluk” suçlamasıyla 18 Eylül’de
tutuklanmasını manidar buldu.
Avukatın Almanya’da iltica talebinde bulunan
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dosyalarını takip ettiği ortaya çıkmıştı.
Avukat, iltica talebinde bulunanların
Türkiye’de gerçekten tehdit altında olup olmadıklarını dair delil topladığı
belirtilmişti.
Dündar makalesinde, “Polis, avukatın
tutuklanmasının ardından, PKK’nın destekçileri ve sürgündeki İslamcı lider,
Erdoğan’ın ölümcül bir düşman olarak gördüğü Fethullah Gülen’in de dahil olduğu
yüzlerce muhalif hakkındaki dosyalara ulaştı.” ifadelerini kullandı.

Can Dündar’ın çarpıcı makalesini
yayımlayan The Washington Post gazetesi, Kosova’da Mehmet Akif Koleji’nde görev
yapan öğretmenlerin 29 Mart 2018’de Priştine’de tutuklanmalarını ve sınır dışı
edilmelerini protesto eden öğrencilerin fotoğrafına da yer verdi.
ZDF-CORRECTIVE İŞKENCELERİ BELGESEL OLARAK
YAYIMLADI
MİT; Moldova, Kosova, Ukrayna, Azerbayacan,
Gabon, Malezya ve Pakistan’ın aralarında bulunduğu 18 ülkeden 80 Hizmet
Hareketi’ni uluslararası hukuku hiçe sayarak Türkiye’ye kaçırmıştı.
Bu veriye makalesinde yer veren Dündar, “Geçen
yıl dokuz medya kuruluşundan oluşan uluslararası bir konsorsiyum (Alman devlet televizyonu
ZDF ve gazetecilik ağı Corrective) Türkiye’deki gizli işkence alanlarının
varlığını ispatlayan bir dizi kaynakla mülakat yapmak da dahil olmak üzere
MİT’in kaçırdığı kaçırılma vakaların araştırdı.” tespitinde bulundu.
SİYAH TRANSPORTER MİNİBÜSLE KAÇIRILMA VAKALARI
MİT’in bu yıl bir dizi yeni gizli operasyon
başlatmış gibi göründüğüne işaret eden Dündar, “Konuyu araştıran (HDP)
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaçırılanların işkence altında sorguya
çekildiğini ve daha sonra konuşma tehdidiyle susturulduğunu iddia ediyor.
Ailelerinin de tehdit altında olduğunu söylüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Dündar artan kaçırma ve belirlenen hedeflere
suikast siyasetinin açık bir şekilde kabul edilmesini “Erdoğan’ın hazırlıklı
olduğunu gösteriyor.” diye yorumladı.