
GÖKHAN GÜLER : Norveç’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah ambargosunu kaldırma kararı
14 Kasım 2025
***
Rum liderliği uzun yıllardan bu yana Kıbrıs Adası’nın tamamını hedef haline getirmeye yönelik sorumsuzca adımlar atmaya devam etmektedir.
Bunun son örneği Norveç’in 66 yıl sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne silah ambargosunu kaldırma kararıdır.
Norveç’in Rum Yönetimine silah ambargosunu kaldırma kararı Güney’de memnuniyetle karşılandı.
Bu konuda dikkat çekici olan ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimine silah satma teklifi Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide tarafından yapıldı.
Espen Barth Eide, bilindiği üzere 2014-2017 yılları arasında, dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı olarak görev yaptı.
Eide, aynı zamanda Crans Montana zirvesinin yıkılmasına yardımcı olan kişi olarak da bilinmektedir. Öyle ki, Rum tarafının Crans Montana’da oldukça yapıcı olduğunu, Kıbrıs’ta çözüm için garantörlüğün kalkması gerektiğini belirtmiş olan biridir.
Rum lider Nikos Hristodulidis, Norveç’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimine silah ambargosunu kaldırma kararını sosyal medya hesabından paylaşım yaparak; Espen Barth Eide’nin bizzat kendisini telefonla arayarak müjdeyi verdiğini yazdı.
Hristodulidis paylaşımında; Norveç Dışişleri Bakanı Eide’nin kendisine ilettiği, askeri amaçlı savunma ve çift kullanımlı ürünlerin ihracatı için başvuruları açma kararını memnuniyetle karşılıyorum. Bu savunma iş birliğimizin güçlendirilmesi konusunda önemli bir adımdır” yazmıştır!
Norveç, 1959 yılından bu yana Adaya silah ambargosu uygulamakta idi. Ambargo Norveç’in ‘çatışma yaşayan veya iç karışıklık riski bulunan ülkelere silah satışını yasaklayan’ kararı çerçevesinde uygulanmaktaydı.
KKTC Dışişleri Bakanlığı, Norveç’in Rumlara silah ambargosunu kaldırarak, geleneksel barış odaklı dış politikasıyla çelişen bir karar aldığını belirterek, sert tepki gösterdi ve Rumların satın alacağı silahların ‘Kıbrıs Türk halkına’ doğrultulacağını vurguladı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Rum yönetiminin hız kesmeden devam etmekte olduğu silahlanma çabaları kapsamında bu gelişmeyle birlikte sahip olmayı tercih edeceği ilave silahların hedefine de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC’nin yerleştirileceği şüphesiz bir gerçekliktir” denildi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile gerekli karşı adımların atılacağını da kaydetti.
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler de, Norveç Dışişleri Bakanı Barth Eide’nin geçmişte BM Kıbrıs Özel Danışmanı olarak görev yaptığını anımsattı. Öztürkler, bu konudaki bilgi ve tecrübesine rağmen, Rum Yönetimi Başkanı NikosHristodulidis’e söz konusu kararı bir başarı olarak iletmesinin diplomasi açısından kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Ada’nın güneyinde son dönemde artan silahlanma girişimlerinin barış arayışlarına zarar vereceğini, çözüm arayışı konusunda samimiyet varsa, farkına varılmalıdır ki, bu dönemde ihtiyaç, daha çok silahlanma değil, daha fazla diyalog ve uzlaşı kültürünün yeşermesi” olduğunu belirtmiştir.
Geçmişte Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı olarak görev yapan Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide’nin, Rum tarafının silahlanmasını olumlu bir gelişlimeymiş gibi müjdelemesi tek kelimeyle büyük bir sorumsuzluk örneğidir.
Hristodulidis’in göreve gelmesinin ardından ABD ve İsrail başta olmak üzere bazı ülkelerle yaptığı çeşitli askeri anlaşmalar, verilen askeri üsler, yapılan tatbikatlar, silahlanma faaliyetleri ve tek taraflı eylemleri, Kıbrıs Adası’nın tamamının ciddi bir tehdit altına girmesine neden olmuştur.
Güney Kıbrıs’ta yapılan askeri yığınaklar, üs hareketliliği, yabancı savaş güçlerinin adaya konuşlandırılması, bölgeyi patlamaya hazır bir barut fıçısına çevirmiştir.
Rum Lideri Nikos Hristodulidis, göreve gelmesinin ardından ABD ve İsrail başta olmak üzere askeri anlaşmalar imzaladığı ülkeler lehine taraf olurken söz konusu ülkelerin düşmanlarının da karşısında yer almıştır.
Rum lideri Hristodulidis’in ortaya koyduğu bu türden yaklaşımlar, Kıbrıs Adası’nın tamamının üzerinde güvenlik tehditleri meydana gelmesine ve istikrarsızlığa hizmet etmiştir.
Rum Yönetimi, bir taraftan sözde Kıbrıs konusunun çözümüne yönelik girişimlerde bulunurken diğer bir taraftan da her yıl silahlanmaya milyonlarca Euro harcayıp, askeri anlaşmalar yapmaya devam etmektedir…
Rum Yönetimi, Yunanistan ile birlikte Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında yer alabilecek bölgesel ve uluslararası aktörlerle kolektif şekilde hava, kara ve deniz alanlarında askeri tatbikatlar düzenlemektedirler.
Rum Milli Muhafız Ordusu ise nerdeyse her yıl onlarca askeri tatbikata katılmaktadır! Söz konusu tatbikatlara GKRY ve Yunanistan dışında; İsrail, ABD, Fransa, Mısır, İngiltere, BAE, İtalya vb. ülkelerin katıldıkları medyaya yansımıştır.
Söz konusu tatbikatlara, Noble Dina, Nemesis, Medusa, Onisilos Gedeon, İason (Yason) ve Nikoklis David, İniochos, Argonaftis, Lason, Eunomia ve Agapinor isimlerinin verildiği görülmüştür.
Doğu Akdeniz’de Yunanistan, GKRY, İsrail ve Mısır’ın Türkiye’nin karşısında oluşturdukları ittifak görüleceği üzere Fransa ve Amerika tarafından desteklenmektedir. Öyle ki söz konusu ülkelerin Türk Deniz Kuvvetlerini caydırmaya yönelik ortak tatbikatlar yapmaktadırlar
Rum Lider Hristodulidis, bir taraftan “barışçı” ve “uzlaşmacı” bir yapıya sahip olduğu yönde bir algı yaratmaya çalışırken diğer yandan da Güney Kıbrıs’ın silahlandırılmasına yönelik faaliyetlere (askeri anlaşmalar ve tatbikatlara) tam destek vermektedir.
Rum Lider Nikos Hristodulidis, Güney Kıbrıs’taki üs ve limanları İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, Kanada ve İsveç başta olmak üzere bazı AB ülkeleri tarafından askeri yığınak yapmalarına müsaade etmesi nedeniyle Kıbrıs adasının hedef haline gelmesine neden olmuştur.
ABD uzun yıllar sonra Rumlara silah ambargosunu kaldırmış. 24 Ocak 2024 tarihinde ise Rum Milli Muhafız Ordusu ile ABD Silahlı Kuvvetleri arasında 2024 yılı için İkili Savunma İşbirliği Programı imzalandığı medyaya yansımıştır.
GKRY’nin, ABD ile imzaladığı savunma iş birliği anlaşması dışında, 1993 yılında Yunanistan ile imzaladığı “Ortak Savunma Doktrini” isimli savunma ve askeri iş birliği anlaşması, Ermenistan ile 2002’de imzalayıp 2010’da yenilediği Askeri ve Askeri Teknik İşbirliği anlaşması, 2007’de Fransa ile imzalayıp 2018’de güncellediği savunma iş birliği anlaşması bulunmaktadır.
Söz konusu anlaşmalar dışında Rusya’nın da Baf’taki Andreas Papandreu hava üssü ile Limasol Mari deniz üssünü insani operasyonlar yapabilmeye yönelik kullanabileceği bir anlaşması bulunduğu belirtilmektedir.
Fransa’nın da GKRY’de Andreas Papandreu Hava Üssü ile RMMO’ya ait Mari’de bulunan Evangelos Florakis Deniz Üssü bulunmaktadır.
Sonuç olarak; gelmiş geçmiş tüm Rum liderliğinin ve özelikle de mevcut Rum Lider NikosHristodulidis’in göreve gelmesinin ardından ABD ve İsrail başta olmak üzere bazı ülkelerle yaptığı çeşitli askeri anlaşmalar, verilen askeri üsler, yapılan tatbikatlar, silahlanma faaliyetleri ve tek taraflı eylemleri, Kıbrıs Adası’nın tamamının ciddi bir tehdit altına girmesine neden olmuştur.